Bugun...


ODTÜ İşletme'den Tarlaya Bir Hayat
ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun olup master yaptıktan sonra İstanbul’da tekstil ve gıda üretim alanlarında pazarlama müdürü olarak çalışan 37 yaşındaki Aslı Aksoy, mesleğini bırakarak Muğla’nın Ula İlçesi’ndeki 42 dönümlük arazide kuşkonmaz üretimine başladı.

facebook-paylas
Tarih: 28-03-2017 16:49
ODTÜ İşletme'den Tarlaya Bir Hayat
+ -

Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden olan ODTÜ’den mezun olacaksınız, iyi bir işiniz olacak, önünüzde müthiş bir kariyer sizi beklerken, her şeyi bir kenara bırakıp çiftçiliğe başlayacaksınız. Bu söylediklerim sizlere hayal gibi gelebilir, ama Sayın Aslı Aksoy, kariyerini bırakıp bu söylediklerimi gerçekleştiren değerli bir isim. O; tarıma, toprağa olan sevdasıyla kendine sıra dışı bir kariyer çizdi. Özetle Sayın Aksoy, hayallerinin peşinden giden bir kahraman.

Küçüklüğünden beri tarıma ilgisi olan Sayın Aksoy, şimdi Muğla’da kuşkonmaz yetiştiriciliği yapıyor. Elibelinde adlı bir de tarım şirketi kuran Sayın Aksoy ile ODTÜ İşletme’den tarlaya giden hayatını konuştuk.

Sayın Aksoy, tarımla uğraşmak herkesin hayali. Yalnız bu hayal, insanlar asıl mesleklerinden emekli olduktan sonra gerçekleşiyor. Siz ise genç yaşta, mesleğinizi bırakıp tarımla uğraşmaya başladınız. Tarım sevgisi nereden geliyor? 

Ben Ege’liyim. Babam Muğlalı, İzmir’de doğdum, büyüdüm. Yaz tatillerini, babaannemlerin Muğla-Karabağlar yaylasındaki 2 dönümlük küçük bir tarla içindeki evimizde, tüm aile ile birlikte geçiriyorduk. Tarlada; domates, biberden kavun karpuza, aklınıza gelebilecek tüm yeşilliklere, börülceden mısıra yaz boyu yiyebileceğimiz her şeyi yetiştiriyor, komşularımız olan hısım akrabalarla Eylül ayında salça, tarhana, bestel, pekmez, erişte, kuru et gibi kışlık hazırlıkları hala birlikte yaşıyor olmaktan müthiş keyif alıyordum. Aklımda hep, bir gün İstanbul’dan temelli dönüş yapıp tüm tatillerimi geçirdiğim baba toprağına yerleşip toprakla uğraşmak vardı. Toprak, toprağa kök salmak, kendi memleketimde ticari değer yaratacak bir üretim modeli, hayalim olmuştu. Profesyonel olarak da meslek tercihim bu yönde oldu. Organik gıda üretimi yapan bir firmada pazarlama müdürü olarak çalışıyordum. New York’ta katıldığımız bir fuarda tanıştığım kuşkonmazın kültüre alınmış çeşitlerinin lezzeti, sağlık üzerine etkileri ve Amerika ile Avrupa’daki yaygın tüketimi ne yetiştirebilirim sorusunun benim için yanıtı oldu.

ODTÜ gibi Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinden mezunsunuz. Aynı zamanda yüksek lisans yapmışsınız. Güzel bir kariyer sizi beklerken çiftçiliği tercih etmeniz takdir edilecek bir durum. Çiftçiliğe adım atarken ne gibi sıkıntılar yaşadınız? Süreç nasıl işledi? 

Öncelikle kuşkonmaz yetiştirmek özelinde temel bazı sıkıntılarla karşılaştım. Bunlardan ilki, üretimin çok yıllık ve tek parselde, sulaması efektif yapılabilen en az 30 dönümlük bir tarım arazisi gerektirmesi. Aynı zamanda kuşkonmaz üretimi, işçilik-emek yoğun bir yetiştiricilik istiyor. Bunun için tarlanın bulunduğu yerde yoğun çalışan ekip arkadaşlarına ihtiyaç var. Aynı zamanda toprak özelliklerini de karşılayabilecek yerler için araştırmalara Muğla’dan başlayıp Bergama’dan Aydın’a, oradan Dalaman’a kadar genişlettim. Verimli ancak parçalanmış araziler çok, ancak çok yıllık kiralamaya gelince, bana arazi yok. Altı aylık bir araştırma sonrası kriterlere uygun bir arazi bulabildim.

İkinci konu; ülkemizde kuşkonmaz yetiştiriciliği hakkında literatür, neredeyse hiç yok. Bu konuda uzman ziraatçılara ulaşım da çok kısıtlı. Teknik konularda yazılı dokümantasyon ya da uzman desteği alamıyorsunuz. İspanya ve Hollandalı üreticilerle uzun süre yazışıp, internette asparagusun izini sürdükten sonra bu konuda en büyük desteği, kuşkonmazın Türkiye’deki en büyük üreticisi Nomad Tarım’dan aldım. Tarlalarında çalıştım; mühendisleri ile birlikte toprak analizlerini ve dikim öncesi toprak hazırlıklarımızı gerçekleştirdik.

Asıl mesleğinizi bırakıp çiftçiliğe başlamanız kadar ilginç olan bir durum da kuşkonmaz yetiştiriciliği yapmanız. Günümüzde çiftçilik sevdası olanlar genelde ya meyve bahçesi kuruyorlar ya da örtü altı tarım yapıyorlar. Neden kuşkonmaz? Şuan ne kadar alanda üretim yapıyorsunuz? 

Folik asit zengini kuşkonmazın tek başına mükemmel olan lezzeti ve sağlık üzerine mucizevi faydaları, ona hayran olmak için çok kuvvetli sebeplerdi benim için. Anavatanı bizim coğrafyamız olmasına; Ege’de yabani türlerinin kısmen bilinmesine karşın genel olarak ülkemizde tüketiminin çok zayıf olması, burada potansiyel bir fırsat olduğuna inancımı kuvvetlendirdi. Önce 2,5 dönümde deneme üretimi yaptım. Sonuçlar başarılı olduktan sonra 24 dönüm; ardından komşu tarlalarla birlikte toplam 42 dönüm araziye ulaştım.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 193 dekar alanda, 68 ton kuşkonmaz üretimi yapılıyor. Bu üretim Elibelinde Tarım’ın sayesinde artacak gibi görünüyor. Bizlere kuşkonmaz yetiştiriciliği hakkında bilgi verir misiniz? 

Kuşkonmaz üretimi zevkli ancak zorlu bir süreçtir. Tohumundan elde edilen kuşkonmaz fidelerini tarlalara dikiyorsunuz. Fideler 2 yıl titiz bir bakımdan sonra üç yaşlarında azar azar ürün vermeye başlıyor. Her bahar toprağın belli bir ısı derecesine ulaşmasıyla uyanan kuşkonmaz kökleri sürgün vermeye devam ediyor.

Kuşkonmaz üretimi ülkemizin tarıma uygun her bölgesinde yapılabilir. Coğrafi konum ve toprak yapısı konusunda kuşkonmaz çok seçici değildir. Hatta çorak veya tuzlu topraklarda dahi yetiştirilebilir. Ancak ticari anlamda değerli ürün alınabilmesi için şu şartlar önemlidir.

1. Ilıman İklim: Bu sayede erken ürün başlar ve uzun sürer.

2. Hafif Toprak: Kumlu ve taşsız topraklarda kuşkonmaz sürgünleri kolay ve düzgün çıkar. Erken ısınma sayesinde erkencilik sağlanır.

3. Düşük Taban Suyu Seviyesi: Kuşkonmazın toprak altı kök öbekleri taban suyunun içinde kalırsa boğulup çürüyeceklerinden taban suyunun 1.5 metreden aşağıda olması gerekir.

Bu şartları sağlayan bir üretim alanınız varsa ve bundan da önemlisi 3 sene kadar sabrınız varsa kuşkonmaz üretebilirsiniz. Kuşkonmaz üretmeyi düşünüyorsanız en az 20 dönüm üretim alanı ayırmanızı öneririz. Kuşkonmaz çoğunlukla taze pazarlandığından konumunuzun ürünlerinizin kolaylıkla tüketim alanlarına ulaşmasına izin verecek bir pozisyonda olması önemlidir. Yetiştiricilik hakkında 2016 Aralık ayında faaliyete geçen Kuşkonmaz Üreticileri Derneğimizden daha detaylı bilgiler de paylaşıyoruz.

Kuşkonmazın sağlık açısından faydaları nelerdir? 

Kuşkonmaz, vücut sistemlerinde detoks görevi gören, anti-aging yani yaşlanma karşıtı özelliğiyle dikkat çekiyor. Mucize bitkilerden biri olarak kabul edilen; vücudu ve hayatı sağlıklı bir hale getirmek isteyenlerin tercihi kuşkonmaz A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri açısından zengin, lifli bir sebze… Folik asit, fosfor ve potasyum içeren kuşkonmaz bu içeriğiyle güçlü bir idrar söktürücü ve kum döktürücü etkiye sahip. Kalbi güçlendirme ve kanı temizleme özelliği olan kuşkonmaz, sindirimi kolaylaştırıyor. Kemik erimesi ve kireçlenmeye karşı etkili, afrodizyak kaynağı. Ayrıca göz sağlığı için de etkili olduğu biliniyor.

Son olarak hedefinizin ne olduğunu sormak istiyorum? Kuşkonmaz yetiştiriciliği ile sınırlı kalacak mısınız, yoksa daha farklı üretim alanlarında faaliyet göstermeyi düşünüyor musunuz? 

Kuşkonmaz, benim yetiştiricilik alanında detaylı incelediğim, ürün kalitesi ile en iyiyi Avrupa standartlarında üretmeyi hedeflediğim ilk ürün. Yüksek kalite standartlarında verimliliğimizi arttırabilmek, aynı zamanda kuşkonmazın ülke tüketimini arttırıcı faaliyetler adına yapılacak henüz çok çalışma var. Şuan lokal pazarda, ancak ikinci adımda iklim koşullarımızı avantaja dönüştürebildiğimiz için ihracata yönelik üretim hacimlerine ulaşmayı hedefliyorum.   




Kaynak: Harman Time

Bu haber 14470 defa okunmuştur.

Reklam

YORUMLAR

Ata Cengiz
01-04-2017 11:15:00
BOĞAZİÇİ'NDE DE BÖYLESİ VAR :)rnrnhttp://m.milliyet.com.tr/bogazici-nden-tarlaya-gundem-2298849/

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI