Bugun...


ODTÜ’yü Farklı Tanıtmak İstiyoruz
Hürriyet Ankara’nın kentte büyük ses getiren “Ankademi: Şehir ve Üniversite” projesinin dördüncü adresi, 60 yılı geride bırakan ve Ankara’yla özdeşleşen ODTÜ oldu. Hürriyet Ankara Haber Koordinatörü Deniz Gürel ve Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin, Hürriyet Ankara ekibiyle birlikte ODTÜ’de kenti ve üniversiteyi konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 29-03-2017 20:08
ODTÜ’yü Farklı Tanıtmak İstiyoruz
+ -

“En önemli yaklaşımlarımızdan biri ODTÜ’yü biraz daha farklı yönüyle tanıtmak” diyen ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, önümüzdeki süreçte akademik çalışmalarla, araştırma, eğitim ve topluma katkı konularıyla gündeme gelmek istediklerine vurgu yaptı. “ODTÜ olarak her türlü konuda tüm kurumlarla iletişim içerisinde olup hem Ankaramızın hem de ülkemizin sorunları için destek vermeye hazırız” diyen Kök şunları kaydetti:

TÜRKİYE’NİN 77 İLİNDEN ÖĞRENCİMİZ VAR

Üniversitemizin ve diğer üniversitelerin kente çok ciddi katkıları var ancak bunları paylaşamamaktan dolayı büyük sıkıntımız var. Yeni yönetim olarak en önemli yaklaşımlarımızdan biri ODTÜ’yü biraz daha farklı yönüyle tanıtmak. Basında da böyle yer almak istiyoruz. Buradaki en ufak bir şey olduğu zaman ODTÜ hep başka nedenlerle gündeme geliyor. Bizim amacımız gerçekten ODTÜ’de misyonuna da bağlı olarak neler yapıyor ve neler yapacak konularını paylaşmak. Eğitim ve araştırmanın yanında Ankara’ya ve ülkeye ne gibi katkıları olacak bunları paylaşmak istiyoruz. Üniversitemizin Ankara, Kıbrıs ve Erdemli olmak üzere üç kampüsü var. Yaklaşık 30 bin civarında öğrencimiz var. Yüzde 30-35 civarı yüksek lisans eğitimi görüyor. Ankara’da 27 bine yakın öğrencimiz var. Rakamı tam söyleyemiyoruz çünkü kapatılan üniversitelerden dolayı da yüzde 1 artış oldu. Ankara kampüsümüzde yaklaşık yüzde 7 civarındaki öğrencimiz uluslararası öğrenciler. Çok farklı ülkelerden öğrenciler geliyor. Yelpazeye baktığımızda yoğun bir coğrafi bölgeden öğrencilerimiz var. Kendi içimize döndüğümüzde lokasyon olarak Ankara’da olduğumuz için ağırlıklı olarak Ankara’dan gelenler oluyor ama 77 ilimizden de öğrencimiz var.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ÖĞRENCİ VE AKADEMİSYEN POTANSİYELİMİZ ÇOK YÜKSEK

Kıbrıs kampüsümüz Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki özel bir anlaşmadan sonra Kıbrıs’ın güzel bir yerinde kuruldu. Yaklaşık 2 bin 950 öğrencimiz var. Oradaki programlarla buradaki programların bazıları ortak açılıyor. Orada daha çok arz talep dengesini de göz önüne alarak hangi programların öne çıkması gerektiği çalışmaları yapıldıktan sonra çıkıyor. Bundan sonra da farklı programlar düşünüyoruz. Oradaki yabancı öğrenci sayımız daha fazla yüzde 35’lere ulaşıyoruz. Üniversitemiz kuruluşunun 60. yılını geçen sene kutladı. Öğrenci potansiyelimiz de çok yüksek. Yüzde 1’den 1.5’tan öğrenci alıyoruz. Hep bu örneği veriyorum bizim elektrik elektronik bölümümüz hep ilk 2 binden alır. Farklı nedenlerle ilk 10’dan 15’ten almaz. Bir vakıf üniversitesine gittiğiniz zaman belki bir kaç öğrenci 10’dan 15’tendir ama 200’ncü öğrenci 50 binlere kadar düşebilir. Bu da farklı bir şey aslında. Buraya gelen öğrenciler de çok iyi. Buranın akademik kadrosu da bir o kadar iyi. Biz hepsini birlikte harmanlayıp tüm öğrencilerimizin her türlü topluluklarla ve ilgili kuruluşlarla çok iyi iletişimde olduğunu görüyoruz.

ÜNİVERSİTENİN EN BÜYÜK MİZYONU TOPLUMA HİZMET

ODTÜ olarak önümüzdeki süreçte akademik çalışmalarla, araştırma, eğitim, topluma katkılarla neler yapıyoruz bunlarla ön plana çıkmak istiyoruz. Ülkenin konjonktüründen dolayı farklı yansımaları oluyor. AB projelerinde Türkiye’nin en büyük projelerini getiren bir üniversiteyiz. Bu kapsamda çok büyük boyutlu ve ileri teknolojiyi kullanan çalışmalar yapıyoruz. Bunların gerçekten de bir yazı dizisi olabileceğini düşünüyoruz. Bunlarla ön plana gelmek istiyoruz. Üniversitenin farklı misyonları var ama en önemli misyonlarından birisi de toplum hizmet. ODTÜ olarak içe dönmüşlüğümüzü belki biraz daha dışa açmak istiyoruz. Toplumun tüm kesimleriyle bir iletişim içerisinde olmak, çalışmalarımızı, araştırmalarımızı, başarılarımızı toplumla paylaşarak oradan alacağımız geri dönütlerle ilerde neler yapabilirizi yapmak bundan sonraki hedeflerimiz. Geçenlerde Brüksel’deydim. Siz insanlarla tanıştığınız zaman ODTÜ’nün rektörüyüm dediğinizde inanılmaz bir ilgi boyutu var. Bunun hem ulusal hem uluslararası boyutu var. ODTÜ rektörü denilince farklı geri dönüşleri oluyor.

ODTÜ TÜM TÜRKİYE’NİN MOZAİĞİ

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ülkemizin de bir üniversitesi bunu farklı şekilde düşünmek kategorize etmek çok anlamlı olmayacaktır. Bizim üniversitemizde tüm illerimizden öğrencilerimiz var. Ankara’dan, İzmir’den, Trabzon’dan, Hakkâri’den, Hatay’dan, Erzurum’dan öğrencilerimiz var. Türkiye’nin her yerinden öğrencilerimiz var. Tüm Türkiye’nin mozaiği aslında ODTÜ. Vakıf üniversitesiyle aynı kategoriye koyamayız. Biz gerçekten Türkiye’yi temsil eden bir okuluz. Burada tabi ki farklı görüşlerde olacaktır. Bu da çok doğaldır. Burası gerçekten öğrencilerin çalışanların Tüm bileşenlerin görüşlerini rahat aktardıkları karşıdakiyle iletişimin en yüksek olduğu bir üniversite, Öğrencilerden de bunu istiyoruz. Tabi ki farklı öğrenci olacak, 35 bin öğrenciden bahsediyoruz. Anlaşarak konuşarak bunu iletişim içerisinde götürmemiz gerekiyor. Bu sadece ODTÜ ile birlikte değil tüm ülkede de belli bir yere gelecek. Bizim genel bakışımız bu. Tüm ülkeyi temsil eden bir mozaik gibi düşünüyoruz. Bununla çok da gurur duyuyoruz. Gayet tabi farklı görüşlerin de yansıması olacaktır. ODTÜ tek bir görüşün bir üniversitesi değil. ODTÜ bir Türkiye aslında. Biz öyle görüyoruz. Bu tabi herkesin bulunduğu noktaya bakış açısına göre farklı yorumlanabilir ama basınla birlikte olmamız, araştırmalarımızı duyurmamıza doğru katkı sağlayacaktır buna çok önem veriyoruz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

EYMİR’E ARAÇ GİRİŞİ TAMAMEN BİTECEK

Aralık ayında büyük bir Eymir sempozyumu yaptık. Bugüne kadar bilimsel açıdan neler yapıldığını ve tarihi geçmişini paylaştık. 2 gün sürdü. Sadece ulusal değil uluslararası da Eymir’i farklı kullanmamız lazım. Orada bir Araştırma merkezimiz var. Orada yapılan çalışmaların da Ankara’ya ayrı bir katkısı var. Daha önce de söyledik tekrar söylemekte fayda var gerçekten Eymir bugün herkese açık, bunu gittiğimizde çok rahat görebiliyoruz. Mart’tan sonra yeni bir sistem girecek artık araç almıyoruz, hafta içi de almayacağız. Tamamen araca kapatacağız. Ama oraya halkın da ulaşabilmesi lazım. Bunu ODTÜ’nün tek başına yapabilmesi çok zor. Biz ne istiyoruz. Orası bir araştırma ortamı aynı zamanda doğa ortamı. Kendini korumuş bir ortam bu da çok önemli. Dışarıdan gelen Ankaralılarla ve bizle hafta sonu röportajlar da yaptık. Orayı öyle korumak lazım. ODTÜ bir devlet üniversitesi bizim kontrolümüzde olan gölün herkese açık olmasından daha doğal bir şey de olamaz. Tüm Ankaralılar gelsin. Hatta bir gün ben kendim de eşimle birlikte gittim. Kapıya arabamızı bıraktık 45 dakika kadar da yürüdük. Tanıdık kimseye de rastlamadım orada. Ben rektör olarak tanınmayabilirim dedim ama mezunları tanıyordur belki bir merhaba derler dedim ama kimse merhaba demedi. Bu da şunu gösteriyor gerçekten oradaki bulunan kalabalık ODTÜ dışından bir kalabalık. Bundan da büyük mutluluk duyuyoruz bunlar hiç sorun değil.

TÜNEL YOL İÇİN GEREKLİ DESTEĞİ VERDİK

Üniversitemizin önümüzdeki süreçte gelişimini kentsiz düşünemeyiz. Kentin belli bir şekilde büyümesi lazım. Bu bağlamda en önemli yaklaşım tarzı iletişim. Bu belli noktalara gelmeden iletişimin olması lazım. Zaten plancıların Ankara’ya yönelik gelişim programları var. Bu süreç başladığında ilgili kurum ve kuruluşlarla da iletişim içinde olması lazım. Dolayısıyla her kurum ve kuruluş bu iletişimin parçası olarak destek vermeyecek isteyecektir. Mesela sağlık kampüsü veya şehir hastaneleri doğal olarak burayı da etkileyecektir. Bunun çözümüne yönelik üniversitemizin altından bir tünel yol geçecek biz üniversite olarak bunun için gerekli desteği verdik. Bilkent çıkışımızda da yeni yapılaşmalar söz konusu. Onlarla ilgili de gereken desteği veriyoruz. 
Koruma amaçlı imar planımız var 2015 onaylı o dönem tünel yolla ilgili bir çalışma yapıldı ve onaylandı. Plan notları içinde aç kapa yapılmaması, yüzeyli bir şekilde yapılmaması şartları var.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

BİZE SORULDUĞUNDA HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ

Şunu da unutmamız lazım bu Ankara’nın can damarı ve nefes alan tek yeri burası. Bunu tüm Ankara için söylüyoruz; ormanımızla, gölümüzle bunları da koruyarak birşeyleri yapmamız lazım. Bu da iyi bir şehir planlamasından geçiyor. Biz ODTÜ olarak çok değerli öğretim üyelerine sahibiz. Bu anlamda bize sorulduğunda her anlamda destek vermeye hazırız. Karşılıklı iletişimle bize sorulmasıyla bizler de görüş verebiliriz. Hiçbir zaman ben yaptım oldu noktasına da gelmemeli. Sorunun çözüm yöntemleri vardır, belli bir bilimsel yaklaşım vardır. Bunların hapsini tartışarak bunlarla ilgili diğer etmenleri de göz önüne alarak ,oluşabilecek sorunları çözebiliriz. Biz bu konuda da iletişime açığız bunu da vurgulamak isterim. Üniversite olarak mimarlık ve şehir planlama ile ilgili çok değerli akademisyenlerimiz var bu görüşlerde çok önemli. Tüm kurum ve kuruluşlar belli bir armoni içerisinde birlikte çalışabilmeli farklı görüş ve önerileri de birlikte çözüm yollarını da dikkate almamız gerekiyor.

MEŞHUR OTOBÜS FİLOSU YENİLENMELİ

Bizim en büyük sıkıntılarımızdan birisi kampüs içindeki çok büyük trafik olması. Öncelikli olarak Bilkent metrosunun oraya çok büyük bir otopark yaptık. Bir diğerini de yapıyoruz yaklaşık 450 araç kapasiteli bir otopark. Bizim de amacımız üniversite içerisinde ekosistem açısından mümkün olan araç sayısını minimuma indirmek. Bunu da sadece toplu taşımada otobüslerle yapabiliyoruz. Bunun farklı yansımalarınadni birisi de sticker sayısını azaltmak. Her ne kadar üniversitenin sorununu çözecek gibi gözükse de Ankara’nın da soruna bölgesel olarak katkı sunacak çalışmalar bunlar. En azından gelen araç sayısı azalacak metro daha fazla kullanılacak. Dolayısıyla böyle bir katkısı da olacak diye düşünüyoruz. Buradaki lokal bir çözümün kademeli olarak hem buradaki ulaşıma hem de Ankara’nın ulaşımına yansımaları da olacaktır. Bizim 45 tane otobüsümüz var. Bunların birçoğu ömrünü yitirmiş vaziyette bizim bu filoyu yenilememiz lazım. Mevcut sistemle üniversitenin kaynaklarıyla yenilememiz zor. Ne yapıyoruz bağış yoluyla alıyoruz. Bunun için en son Turkcell yönetim kurulu başkanıyla görüşürken spontane bir şekilde bize bir otobüs bağışlamak ister misiniz dedim o da tabi dedi. Ondan aldığım cesaretle galiba Vodafone iki tane bağışladı deyince biz de iki tane bağışlayalım dedi. Bu bir çözümdür aslında. Bunun dışında da kendi kaynaklarımızla bakanlık üzerinden de aldığımız iki otobüs var ama gerçekten kolay değil. Bu bağlamda mezunlarımızın da mezun oldukları üniversitelere destek vermesi gerekiyor. Mevcut ekonomik şartlarda ODTÜ boyutundaki bir üniversiteyi devlet katkısı ile çok kolay yönetemezsiniz. Bizim kaynaklarımızın yüzde 30-35’i dış kaynaklardan. Mesela AB projelerinden yaklaşık 700 milyon euroluk bir bütçesi olan bir proje içindeyiz üniversite olarak. Bunun direkt 44 milyon eurosu üniversiteye gelen rakam. Bunun dışında TÜBİTAK’tan da yüksek durumlardayız. Biz belli bir şekilde sistemi döndürebilmek için dış kaynaklarımızı da kullanıyoruz. Yine mezunlarımızın da desteğini bekliyoruz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz


YEREL YÖNETİMLER ÜNİVERSİTENİN GÜCÜNÜ KULLANAMIYOR

Üniversiteyi yerel yönetimlerden kopuk düşünmemek gerekiyor ama bunun karşılıklı bir alt yapısı oluşturulabilir. İletişime açık olmak lazım, sorunun çözümü için tüm partnerlerin burada bir arada olması lazım. Bu tabi bir süreçtir. İlerisi için 5-10 yıllık süreçte belki bir takım planlar vardır. Bunlarda ilgili kurum ve kuruluşların da yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonra bu yönde bir çalışma olacaksa ilgili kurumlar bu belediye olur, üniversite olur oturup bunlara nasıl çözüm bulacağımızı konuşmalıyız. Yerel yönetimler üniversitenin beyin gücünü öyle yada böyle kullanamıyorlar. Gerçekten çok farklı alternatifler sunulabilir. Bir şeyin tek bir çözümü yoktur. Çok açık konuşayım. Bir yerden bir yol geçecekse onun çok farklı parametreleri, etkinlikleri var bunu konuşarak o işin uzmanlarıyla bir araya gelerek sonuçta bir noktaya gelerek yapmamak çok zor bir şey değil. Tünel meselesinde ortak bir akıl yürütülüyor. Mesela orada bir sıkıntı yok. Tünel olması ile ilgili hiçbir sıkıntı yok biz de gereken desteği ve yardımları da verdik. Üniversite dediğiniz yer farklı görüşlerin paylaşıldığı yer, bundan daha doğal bir şey olamaz. Bir kişisel doğrular vardır bir de genel doğrular vardır. Tabii farklı görüşler olacak ama burada optimum çözümü bulmak lazım. Öyle bir olay olması lazım ki burada genel bakarsak hiçbir kimsenin sıkıntısının olmaması lazım. Bizden istenen her türlü desteği her türlü katkıyı vermeye hazırız. Sorunların çözümüne de elbette katkıda bulunmayı istiyoruz. Bunun farklı yöntem ve yolları da var. Bizlerin görüşleri de çok önemli. Bu tür sorunların çözümüne ulaşırken mevcut doğayı mevcut ekosistemi koruyarak da bir çok sorunu çözebilirsiniz.

MEZUNLARIMIZIN DESTEKLERİNİ BEKLİYORUZ

Mezunlarımızın dörtte biri yurtdışında. Yurtdışında da derneklerimiz var. Üniversiteden mezun olan çok başarılı kişilerin bir noktadan sonra tekrar üniversite ile iletişimini artırmasını istiyoruz. Geldiği noktada üniversitesinin katkısını biraz daha hatırlayarak tekrar üniversitesine geri dönmesini ve katkıda bulunmasını istiyoruz. Bu çok farklı şekillerde yapılıyor. Öğrenci burslarımız var mesela farklı destekler var ama önümüzdeki dönemde mezunlarımızı daha spesifik sistemin içine almayı düşünüyoruz. Bunlardan bir ofis kurmayı düşünüyoruz. Bu bağlamda bir takım aktiviteler için mezunlarımızı sistemin içine almaya çalışacağız. Örneğin bin laboratuvar oluşumu, bir cihaz için mezunlarımızla iletişime geçip onların desteğini almak gibi olabilir. Bu bir bina da olabilir. Şöyle bir baktığımızda üniversitesine çok büyük katkıda bulunabilecek inşaat şirket sahipleri ODTÜ’lüler. Belli bir şekilde bunlarla iletişime geçerek önümüzdeki çabalarımızdan birisi onları tekrar ODTÜ ile buluşturmak olacak. Eski geçirdikleri zamanları bir kez daha hatırlatmak onların neler yapabileceklerini tartışmak istiyoruz. Buna gerçekten iki taraf olarak ihtiyaç var. Bunu başarabileceğimizi düşünüyoruz. Çalışmalarımız var Bunu da mezunlar günümüzde detaylı olarak duyuracağız. Özel bir çalışma olan bilim kafe etkinliğini mezun derneklerimizin olduğu yerlerde yapıyoruz. 10 farklı yerde mezun derneğimiz var. Bunun ilki de Mersin’de yapıldı. Öğretim üyelerimiz bir bilim kafede genel bir konuyu o bölgenin öne çıkan konusunu paylaşarak daha bilimsel olarak katılımcılarla paylaştı. Oradaki ilgili kişilerle paylaşıyoruz. Biz bunu her mezun derneğimizin olduğu yerde bir yıl içinde bitirmeyi istiyoruz. Kapanışını da Ankara’da yapmayı istiyoruz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz


BUGÜNE KADAR TOPLAM MEZUN SAYIMIZ 126 BİN

ODTÜ’nün kurulduğundan bugüne toplam mezun sayısı 126 bin 78’dir. Sosyal medya başta olmak üzere ile mezunlarımızla yakın ilişkide olmaya çalışıyoruz. Mezunlarımız büyük çoğunluğu yüzde 25’den fazlası Ankara’da ikamet etmektedir. Ankara’daki mezunlarımız özellikle ODTÜ Mezunlar Derneği şemsiyesi altında toplanmışlardır. Ankara dışında yurtiçinde 14 derneğimiz bulunmakta: Adana, Antalya, Bodrum, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Ege olarak İzmir, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Samsun. 3 yerde de temsilciliğimiz var; Muğla, Doğu Karadeniz olarak Trabzon, Batı Karadeniz olarak Zonguldak Ereğli. Bunların içinde en çok üyeye sahip olan yine Ankara’daki ODTÜ Mezunlar Derneği’dir. ODTÜ; mezun derneklerimizle yakın bir ilişkide. Derneklerin oluşturduğu bir Mezunlar Konseyi var. 3 ayda bir toplanan konseye ODTÜ; Rektör, Rektör Danışmanı, Mezunlarla İletişim Ofisimiz ve diğer ilgili birim temsilcileri ile katılıyor. Hem ODTÜ’deki gelişmeler hem de mezun derneklerinin programı üzerinde görüş alışverişi yapılıyor. Bursların iletilmesinde, lise tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesinde, derneklerin faaliyetlerinde destek olmaya çalışıyoruz. Bu toplantılar 2 tanesi her sene Ankara’da olmaktadır. Mezunlar derneği çeşitli iklim değişikliği ve ekoloji, engelsiz yaşam, enerji gibi komisyonlar ve “100 YTL’ye Okul” gibi projesi Ankaralılar başta olmak üzere öğrenciler ve toplum için çalışmalar gerçekleştirmektedir. ODTÜ olarak biz de bu tür projelere destek sağlamaktayız.

EN ÖNEMLİ ETKİNLİĞİMİZ ODTÜ MEZUNLAR GÜNÜ

Mezunlarla olan bağımızı yılda 4 kez çıkardığımız ODTÜLÜ dergisi ile de koruyup geliştirmeye çalışıyoruz. Dergide ODTÜ’de yapılan bilimsel, sosyal ve kültürel etkinlikler, öğretim üyeleriyle öğrencilerin ulusal ve uluslararası başarıları, ODTÜ Ankara, Kuzey Kıbrıs ve Erdemli kampüsleriyle ilgili haberler, röportajlar ve özel dosya konuları yer almaktadır. Mezunların dergiyi beğendiklerini duyuyoruz. Mezun ve öğrencilerimiz iş başvurusu için özgeçmiş hazırlama ve mülakat simülasyonu yapma konularında Kariyer Planlama Merkezi’nden yardım alabiliyor. Aynı zamanda merkezin web sayfasında mezun ve öğrencilerimize yönelik iş ilanları yayınlanıyor. Mezunlar Günü sırasında bir araya gelen bölüm mezunları da aralarında network oluşturarak kariyer fırsatı yakalayabiliyor. Her dönem düzenlenen kariyer fuarları da iş bulma konusunda yeni mezun adayları için önemli fırsatlar sağlıyor. Mezunlarımızla bir araya geldiğimiz en önemli etkinliğimiz ODTÜ Mezunlar günüdür. Büyük olasılıkla ülkemizdeki en büyük mezun etkinliği ODTÜ’ye aittir. Dünyanın dört bir yanındaki mezunlar haziran ayının son ya da temmuz ayının ilk cumartesi günü Ankara Yerleşkesinde bir araya gelirler. Bir bölümü bir gece yerleşke içerisindeki misafirhanelerde ya da yurtlarda kalır. Cumartesi günü önce ortak etkinlikler yapılır. Kafeteryadaki öğle yemeğinden sonra bölümlerde buluşulur. 10, 20, 30 ve 40 yıllık mezunlara madalyaları bölümlerde verilir. 45 ve daha sonraki yılların madalyaları da ortak bir törende Rektör tarafından verilir. Her bölüm etkinlik programını mezunlarla ilişkilerine bağlı olarak değişik yapıda düzenler: Madalya töreni dışında; kokteyller, sergiler, mezunlar günü dersi, zaman kapsülü gibi çeşitli etkinlikler yapılır. Mezunlar Günü, mezunlarımız ile ODTÜ’nün iletişimini ve bağlarını geliştirdiği gibi yıllar sonra dönem arkadaşlarıyla bir araya gelinmesi ODTÜ ruhunu canlandırmak açısından önemli oluyor. Özellikle 45, 50 ve 55. Yıl mezunlarımıza Rektör Hoca’nın takdimi olan madalya çok ilgi görüyor, duygusal anlar yaşanıyor. Bu ay mezun derneklerimizin de desteğiyle yeni bir etkinlik başlatacağız: Bilim Kafeler. Kafelerde halka açık yerlerde hocalarımız halkı ilgilendiren konularda bilim konuşacaklar. Sitesi dahil altyapısını da hazırladık; Mersin’de denemesini gerçekleştirdik. Ankara’ya özel olarak bilim konuşulacak fiziksel bir kafe planı üzerinde de çalışıyoruz. Bunlar dışında mezunlarımızla beraber oluşturulmuş ODTÜ ormanı, mezunlarımızın öğrenciler için sağladıkları parasal ve fiziksel öğrenci yurtları gibi yardımlar Ankara’ya yönelik diğer önemli çalışmalar arasında sıralanabilir.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz


HER TÜRLÜ KONUDA İLETİŞİME AÇIĞIZ

Önümüzdeki süreçte ODTÜ olarak her türlü konuda iletişime açık tüm kurumlarla iletişim içerisinde olup hem Ankara’mızın hem de ülkemizin sorunları için destek vermeye hazırız. Yeter ki bu iletişim ortamı sağlansın. Önümüzdeki dönemde de gerçekten yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı çok daha iyi duyurmak istiyoruz. Belli bir doğruya varmak için tartışmada olacaktır ama sonuçta iletişime açık ve gerçekten karşılıklı anlayış içerisinde olaya çok farlı perspektiflerden bakan sorunların çözümü için çalışan bir üniversiteyiz. Ankara yaklaşık 6 milyonluk nüfusuyla ülkenin ikinci en büyük kenti. Aynı zamanda yüksek göç alan kentlerden birisi. Dolayısıyla büyük metropollerin sorunları Ankara’da da karşımıza çıkıyor. Bu sorunların hepsini burada hakkıyla irdelemek mümkün değil. Bunlar arasında görece yeni ancak oldukça önemli bir sorun da Suriyeli mülteciler. Ankara, Ocak 2015 rakamlarına göre 30 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Mültecilerin barınma, eğitim, sağlık gibi hizmetlerden faydalanmaları, kent yaşamına uyumları, var olan toplumsal ve ekonomik yapıyla ilişkileri ortak akılla ele alınması gereken çok boyutlu ve çok katmanlı konular olarak karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda ODTÜ olarak daha fazla rol oynayabileceğimizi düşünüyoruz. Genel olarak mülteci ve göçmenler ile ilgili farklı disiplinlerde önemli bir bilgi birikimine sahip bir üniversite olarak bu konuda katkılarımızı daha da arttırmak istiyoruz.

BELEDİYELERLE ÇALIŞMA GRUPLARI OLUŞTURULABİLİR

ODTÜ ormanı ve Eymir gölü ekosistemi Ankaralıların hizmetindedir, okullara yaptığımız bilgisayar hibeleri, bazı ilçe belediyeleri ile organize edilen ve öğrencilerimizin destek olduğu gelişmekte olan okullara yaptığımız idari ve eğitime yönelik katkılar ve bilim otobüslerimizin verdiği hizmetler üniversitemiz mali ve insan kaynakları ile Ankara’ya verilen bazı hizmet örnekleridir.
Üniversitemizin Ankara’da yer alan yerel yönetimler ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla ortak iş birliği çalışmaları mevcuttur ve anlamlı sayıdadır. Bu çalışmalar daha çok gelen talepler, öğretim elemanlarımız ya da birimlerimizin uzmanlık, ilgi ve kaynaklarına göre icra edilmekte veya sürdürülmektedir. Faaliyetlerin sayısı çok olduğu ve içeriğini öğretim elemanlarımız veya birimlerimiz daha iyi bildiği için burada tek tek anlatmak mümkün olmayabilir.
Şehirleşmenin getirdiği genel sorunlar yerleşkemize de yansımaktadır. Özel olarak araç sayısındaki anlamlı artış ve sahipsiz hayvanların ve köpeklerin yerleşkemizde hissedilen konular olduğu söylenebilir. Bu konularda bir üniversiteler birliği oluşturulabilir. Belediyelerinde katkıları ile çalışma grupları oluşturup projeler gerçekleştirilebilir. TÜBİTAK benzeri bir oluşumla belediyeler proje çağrılarında bulunabilirler. Ankara’ya yönelik bir probleme yönelik çağrıya çıkılıp, ilgili öğretim üyelerinin bu konularda çalışmaları sağlanabilir.
Yüksek teknolojiler de bizim teknokentimizde mevcut son olarak ekleyeyim biliyorsunuz yakın zamanda Sayın Başbakanın katılımıyla ARGE’ler şirketi 5 G ile ilgili bir laboratuvar açılışı da yine üniversitemizde yapıldı.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

MİMARLIK VE PLANLAMAYA ÖNEMLİ KATKILAR 
Rektör Danışmanı Doç. Dr. Bahar Gedikli

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 1956 yılında kurulmuştur. ODTÜ’nün tarihine bakıldığında, kuruluş amaçları içinde Türkiye’de planlama konusundaki uzman ihtiyacı konusu öne çıkmaktadır. 1950’li yıllarda BM uzmanı olarak Türkiye’ye gelen Charles Abrams’ın hazırladığı raporda Türkiye’de planlama konusunda uzman elaman yokluğundan söz edilmekte, plancı yetiştirecek bir okulun kurulması önerilmektedir. Abrams’ın raporuna göre ülkede mimarlık ve planlama konularında yetişmiş kişilere ihtiyaç vardır. Bu önerinin benimsenmesi üzerine kurulan Orta Doğu Teknik Üniversitesi 1956 yılında Mimarlık Bölümü ile eğitime başlamıştır. Birkaç yıl sonra 1961’de Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Türkiye’nin ilk planlama bölümü olarak kurulmuştur. Üniversitemiz, mimarlık ve şehir planlama alanında yetiştirdiği çok sayıda mezun ve bu alanlardaki 50 yılı aşkın araştırma birikimiyle, sadece Ankara’nın değil ülkenin mimarlık ve planlama alanına önemli katkılar sağlamıştır. Üniversitemiz yerleşkesinin elde edilme süreci de mimarlık, planlama ve tasarıma verilen önemi ortaya koymaktadır.

ODTÜ ORMANI DOĞAL SİT ALANI STATÜSÜNDEDİR

ODTÜ yerleşkesi, modern mimarlık ve şehircilik yaklaşımlarının seçkin örneklerinden biridir. Üniversitenin yerleşim planı, 1961 yılında, uluslararası jüri üyelerinin yer aldığı, ulusal proje yarışması ile elde edilmiştir. Yarışmayı Altuğ ve Behruz Çinici’nin projesi kazanmış ve yerleşkenin inşasına 1961 yılında Mimarlık Fakültesi binası ile başlanmıştır. Türkiye’deki ilk Cumhuriyet Dönemi üniversite yerleşkelerinden biri olan ODTÜ Yerleşkesi, modern mimarlık örneklerinin Ankara kentindeki temsilcilerinden biridir. Çiniciler plan raporlarında, ODTÜ Yerleşkesi tasarım sürecinin arkasında yatan temel amacın ülke planlaması ve toplum yaşamını etkileyecek bir üniversite şehri yaratmak olduğunu belirtmektedir. Ankara’nın önemli üniversite kentlerinden biri olmasında ODTÜ’nün önemli katkısı vardır. “Alle” olarak tanımlanan bir yaya omurgası üzerinde oluşturulan yerleşkede, yapılar ve açık peyzaj alanları arasında bir süreklilik esas alınmıştır. ODTÜ yerleşkesi kapalı-açık alan kurgusu ve doğal çevresiyle nitelikli bir mimarlık ve tasarım örneğidir. Orman alanlarımız, ODTÜ’nün Ankara ve Ankaralılar için oluşturduğu çok önemli bir ekolojik değerdir. ODTÜ ormanı doğal sit alanı statüsündedir. Üniversitemizin kurulduğu ilk yıllarda başlattığı ağaçlandırma projesi 1995 yılında Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülünü almıştır. 

KAMPÜS ÜNİVERSİTESİ KENDİ İÇİNDE AVANTAJLI

Şehir üniversitesi ve kampüs üniversitesi kavramları açısından bakarsanız. Biz bölümde öğrencilerimizle stüdyo çalışmalarında, birlikte çalıştığımız farklı projelerde de ele alıyoruz. Bunları birebir olumlu veya olumsuz olarak ayırmak mümkün değil. Üniversite tarzı olarak her ikisi de var. Kampüs üniversitesi dediğinizde onun bölümler arası iç ilişki yaratmada kuvvetli olduğunu düşünüyoruz. Kampüs üniversitesi olduğunuz anda ben şehir ve planlama bölümündeyim ama yan bölümdeki hocamla işbirliği yapabilirim. Öğrencilerim gider alakalı başka bir bölümden ders alırlar. Kampüs üniversitesi olmanın böyle bir avantajı var. Mekânı daha belli bölümler daha iç içe. Bu şehir üniversitesinin de kendisine özgü bir takım özelliklerini dışlayan bir şey değil. Şehir üniversitesine baktığınızda da daha kentle iç içe oluyor ve Ankara’da da örnekleri var. Onlarda çevresini etkilemeye başlıyor. Şehir üniversitelerinin olduğu yerler daha üniversite mahallesi olmaya başlıyor ve mekânları her zaman zorunlu olarak kentin çeşitli yerlerine, aynı üniversitenin farklı bölümleri kentin çeşitli yerlerinde yer seçebiliyorlar. Şehir üniversitelerinin de kendi açısından başka özellikleri var. Her ikisinin de seçilmeli bu seçilmemeli gibi bir durum asla olamaz. Kentin gerektirdiği koşullara göre her model mümkün. ODTÜ’nün birçok etkinliğini şehrin çeşitli yerlerine özellikler liselere ve öğrencilere götürüyoruz. Toplum ve bilim merkezinin Ankara’da halka ve öğrencilere yönelik yaptığı bilim eğlence etkinliklerini şehirde de yaptık. Kampüs üniversitesi olarak toplumla olan iletişimi zorlaştırdığını düşünmüyorum. 

ULAŞIM TOPLU TAŞIMAYA DAYALI GELİŞTİRİLMELİ

Türkiye’nin büyük metropollerinin yaşadığı hızlı kentleşme sorunu Ankara için de geçerli. Hızlı kentleşme ve beraberinde getirdiği özellikle toplu taşıma konusu önemli bir mesele. Türkiye’de de genel olarak lastik tekerlekli ulaşım çok yüksek. Avrupa ülkelerinden de önde. Araba sahipliği çok fazla. Sürdürülebilir ulaşım politikalarına baktığımızda toplu taşımaya dayalı politikaların iyileştirilmesi lazım. Sadece raylı sistemler anlamında değil raylı sistem elbette önemli ama otobüs filolarının da kuvvetlendirilmesi lazım. Bütün bunlar sadece kentin bu bölgesi için değil geneli için ortaya çıkan problemler. Sadece Ankara için değil İstanbul, İzmir gibi büyük metropollerin geneli için geçerli. Çözülebilir problemler. Sürdürülebilir ulaşım politikası olarak dünyaya da baktığınızda çözümü toplu taşımacılığın özendirilmesi özel araç kullanımının caydırılması ve toplu ulaşımı her tarafa erişilebilir yapmaktır. Kentin her bölgesine ulaşabilir yapmak, sıklığını ihtiyaca göre düzenlemek, filonuzu da ona göre oluşturmak gerekir. Giderek iklim değişikliği ve temiz enerji tartışmalarını da düşünerek bunlara yönelik çözümler üretmek de önemli.

RAYLI SİSTEME UYGUN BİR ARAZİMİZ YOK

Bizim ilgili bölümlerden oluşan bir ulaşım komisyonumuz var. Bu kapsamda kampüsümüzün önceliği yayalar. Yaya sistemi üzerinde oluşmuş bir yerleşke sistemi burası. Önceliğimiz yayalar ve toplu taşıma. Toplu taşıma derken raylı sistem çok önemli ve dünyadaki ulaşım politikaları denilince sürdürülebilir otomatik raylı sistemler ilk başta geliyor. Doğru bir şey ama gerekli yerde ve uygun topografyalara göre de bunların tespit edilmesi gerekiyor. Toplu taşımada otobüsün rolü de çok önemli. Otobüs filolarının kuvvetlenmesi hem kent içi hem de kampüs içinde çok önemli. Raylı sistem okulumuzda geçmiş bir dönemde kısa bir deneme ekseni olarak yapılmış. A1 kapımızdan sosyal binaya kadar ama bu zamanında fizıbıl bulunmamış. Dolayısıyla zaman içinde bir önceki yönetim döneminde bu kaldırıldı. Ulaşım komisyonunun oluşturduğu proje değil ama bisiklet alt yapısının nasıl olabileceğine dair olgunlaşmış bir çalışmamız da var. Bunu da ODTÜ’de bisikletli dolaşım sistemi nasıl kurulabilir mantığıyla çalışmalarına ilgili hocalarımızla başlamak üzereyiz. İdari yönetimimiz de bu konuda çok yetkinler, yıllara dayalı tecrübeleri var. Raylı sistemi etüt etmeden tamam doğrudur diye yola çıkmak doğru bir ulaşım politikası değil. Bunun bir fizibilitesine bakmak lazım. Arazi topoğrafyası uygun mu yeterince öğrenci taşıyabilecek misiniz. Bu konuda ulaşım uzmanları raylı sisteme çok uygun bir arazimiz olmadığını söylüyorlar. Sürdürülebilir teknolojiler çok önemlidir, raylı sistem, metro sistemleri kent içi ulaşımda çok önemli ve gereklidir ama kampüs içi ulaşımda bunun doğru etüt edilmesi lazım. Başka bir sistem çok daha efektif olabilir.
Sürdürülebilir mimari sürdürülebilir şehircilik prensipleri bunlar da çok uzun yıllardır yazılı gelen şeyler. Yerleşkeden kente bire bir taşınması gereken konular olmayabilir ama bu prensipler zaten her yerde uygulanagelen politikalar. Yerleşke sisteminin kendi dinamikleri farklı. Birebir uygulanamayabilir ama toplu taşım öncelikli yaya ve bisiklet dostu özel araç yoğunluğunu azaltmaya yönelik sistemler bilinen ama uygulama bilinci kentler arasında değişiklik gösterebilecek konulardır.

ANKARA’YI SEVMEK İÇİN ÇOK FAZLA NEDEN VAR

Ankara’nın kendi imkanlarını da göz ardı etmemek lazım. Ankara kendi tarihini oluşturmuş erken cumhuriyet dönemi, aslında burası bir Roma kenti. Bunlar da çok önemli. Bir dönem yürütücülüğünü yaptığım projede öğrencilerle yoğun bir programla Erasmus projesi olarak hem Dikmen Vadisi’nde hem Ankara Kalesi’nde yoğun bir şekilde proje yaptık. Ulus’taki belli bölgeleri gezdik. Eski meclis binalarından başladık. Ankara’da uluslararası yarışmalarla elde edilmiş 1. dönem mimarlık eserleri var mesela onları gördük. Kaleye çıkardık kaleden Ankara panoramasını gördüler kentin gelişme yönlerini, eski ve yeni Ankara’yı gördüler. Hamamönü’ne indirdik Hamamönü’ndeki projeleri gezdiler. Bu kente gelen uluslararası insanın tanıyabileceği görebileceği yerler de var. Bunu anlatmak istiyorum. Ankara’yı sevmek için çok fazla neden var. Hemen işte İstanbul örneği verip deniz yok gibi bir yaklaşım doğru değil. Bunlar önemli değerler. Pek çok kentte de bu kadar yoğun mimarlık eserlerinin bu kadar yakın çevreyle ilişki halinde bulunması da önemli bir değer. Ulus bu anlamda çok önemli. Ankara’da 50 60’larda yapılmış sivil mimari örnekleri var. Avrupa’daki dünyadaki örnekleri incelenerek yapılmış apartman yapıları vardır. Bunlar da Ankara’nın önemli değerleridir. İlgilisine meraklısına değerli eserler var.

TUNALI BİLE BAŞLI BAŞINA BİR DEĞER

Tunalı bölgesi bile başlı başına bir tarihi değer olması gerekmiyor bir kent yaşamını olduğu gibi taşıyan Tunalı bölgesi, Kızılay bunlar kentin önemli yaşayan alanları ve her zaman dop dolu. Buraları da çok önemli buluyoruz. Projeden bahsederek geldik bu konuya. Öğrencilerin çok ilgilerini çekti çok mutlu oldular iyi ki bizi buraya getirdiniz dediler. Bir takım projeler oluyor mesela Cermodern gibi biliyorsunuz eski istasyon cer atölyelerinin erken cumhuriyet dönemi arkeolojik miras olduğu anlaşılarak CSO’nun yeni yapısı eklenirken bunlar fark ediliyor bu eserler Ankara sanat ortamına çok önemli değer olarak kazandırılıyor. Siz Ulus’a büyüyen kent koşulları içinde şu veya bu gerekçelerle yolunuz düşmese bile Cermodern’de şu sergi varmış diyerek yolunuzu Ulusa düşürtüyorsunuz. Yolunuzu Ulus’a doğru düşürttüğünüzde hemen az önce saydığım değerlerin hepsini görebilirsiniz. Ankara’nın değerlerini de fazla telaffuz etmeliyiz. 

KÜLTÜR SANAT ORTAMINA KATKIMIZ BÜYÜK

Kentin her tarafına erişilebilirlikte önemli. ODTÜ kurulduğu ilk günden beri kültür sanat üniversitemizin ayrılmaz bileşeni. Üniversite ortamının bilim, araştırma, eğitim alanlarını birleştiren bir tarafı da her zaman hem öğrencilerin hem çalışanların bir yandan da Ankaralıların ortan noktalarda buluşması.
Öğrenci topluluklarımızın çok fazla etkinlikleri oluyor özellikle sanat kültürle ilişkili olanların daha fazla. Bizim kültür kongre merkezimizin sunduğu mekanlarda çok önemli. Sadece 2017 yılı boyunca 100’e yakın tiyatro konser etkinliği yapıldı. Yıl boyunca yapılan etkinlikler hem kendi mezunlarımızın sanat dünyalarını zenginleştiriyor hem de Ankaralıların. ODTÜ sanat 18’i yaptık mesela. Çok zengin bir içerikle hazırlandı. 73 tane sanatçının eserleriyle katıldığı bir sanat sergisi vardı. Plastik sanatların her dalında sanatçılardan oluşan seçici bir kurul ve aylarca süren bir çalışmanın emeği. ODTÜ Ankara’nın kültür sanat ortamına çok büyük katkı sağlıyor bu anlamda.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ETKİLEŞİMİMİZ BİR YERLE DEĞİL BÜTÜN ÜLKEYLE
Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ahmet Yozgatlıgil

ODTÜ sadece bir şehir üniversitesi değil ülkenin ulusal bir üniversite uluslararası vizyonu olan bir üniversite. Burada bir kampüse kapanmıyoruz. Hem Ankara’yı, hem ülkeyi etkilemek hem de dünyadaki önemli problemlere katkıda bulunan bir üniversiteyiz. Şehir üniversitesi veya kampüs üniversitesi olarak değil biz bir dünya üniversiteyiz. Etkileşimimiz bir yerle değil bütün ülkeyle. Şehir olarak düşünürsek ODTÜ’de bilim eğlencelidir ve Bilimin ev hali adını verdiğimiz AB projesi kapsamında ODTÜ de gerçekleştirilen araştırmaların bir ev ortamında tanıtıldığı bir aktivite düzenledik. Bu aktiviteyle 1 günde 15 bin öğrenci ilkokul ortaokul lise düzeyinde bir günde kampüsümüzü ziyaret etti. ODTÜ de gerçekleştirilen bilimi bizzat elleriyle dokunarak öğrendiler. Toplum bilim merkezi kapsamında Türkiye’nin her yerine bilim otobüsleri kilometrelerce yol kat ederek bilimi öğrencilere götürüp aktivitelerde bulunuyor her yıl. Biz sadece öğrencileri değil öğrencilere eğitim veren öğretmenleri de burada ağırlayarak onlara da fizik, kimya, matematik konusunda katkı vererek daha iyi bir eğitim vermelerini kendimize misyon edindik ve katkı veriyoruz.

BİLİM MÜZESİNE YILDA 20 BİN ZİYARETÇİ

Üniversitemizde rektörlüğümüze bağlı olarak faaliyet gösteren Toplum ve Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi (TBM) aracılığıyla yürütülen çalışmalarla en fazla; toplumun bilimsel farkındalık düzeyini, bilimsel ve teknolojik konulara olan ilgisini artırmak konularında katkıda bulunmaktadır. Bu katkıları sağlamak için merkez çeşitli faaliyetler gerçekleştirmektedir; 
Bilim ve Teknoloji Müzesi aracılığıyla yılda ortalama 20 bin ziyaretçiyi çeşitli sergiler, bilim-planetaryum gösterileri ve kompostlama-vermikompostlama gibi çevre etkinlikleri ile ağırlamaktadır. Üniversitemizin öğretim üyelerinin araştırma projeleri, öğrenci topluluklarımızın bilimsel gösterileri ve dış paydaşların etkinlikleri ile katkıda bulunduğu, binlerce bireyin katıldığı ODTÜ Bilim Şenlikleri düzenlenmektedir. Öğretim üyeleri tarafından farklı konularda verilen Geleceğin Meslekleri, Bilim İletişimi gibi seminerler dizisi, Günlük Hayatta Bilim Video Yarışması gibi söyleşiler ya da yarışmalar düzenlenmektedir.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ARAŞTIRMAYI DÜNYA KALİTESİNDE YAPIYORUZ
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gönül Turhan Sayan

ODTÜ 60. yılını bitirdi. Bu 60 yıl içinde değişmeyen şey eğitim alanında çok kaliteli bir performans göstermemiz. Araştırmayı dünya kalitesinde yapmaya çalışıyoruz. Bunları yaparken de şehrimize, bölgemize, Türkiye’ye hatta dünyaya pek çok katkılarımız oluyor. ODTÜ pek çok alanda araştırmalar yapan bir üniversite. ODTÜ Mühendislik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Mimarlık, İktisadi ve İdari İlimler ve Eğitim alanlarının tümünde dünya standartlarında araştırmalar yapan, ülkemizin bilimsel, toplumsal ve teknolojik problemlerine çözümler üretmeyi hedefleyen köklü bir üniversite. Bunların hepsinde çok başarılı araştırmalar yürütülüyor ve farklı biçimlerde kendi kulvarlarında Türkiye’ye ve Ankara’ya çok büyük katkılar veriyor. Bunların içerisinde son zamanlarda öne çıkan 4 tane öncelikli alanımız var. TÜBİTAK’ın son 1.5 yıl içerisinde bütün Türkiye’de üniversitelerde yürüttüğü öncelikli alanlar projesi var. ODTÜ olarak orada hoca sayısı bakımından en fazla 4 tane öncelikli alan olabildi. Önerdiğimiz 4 alanda da ilerlememiz uygun bulundu. Güçlü olduğumuz pek çok alanın yanı sıra, Elektronik-MEMS, Elektromanyetik ve Fotonik sistemler, Enerji (Konvansiyonel ve Yenilenebilir Enerji), Biyomedikal, Havacılık ve Uzay ODTÜ’nün Öncelikli Araştırma Alanları arasındadır. Üniversite-Sanayi-Kamu iş birlikleri ile yürütülen çeşitli alanlardaki araştırmaların sonuçları sadece Türkiye’nin değil Ankara’nın da ihtiyaçlarına çözüm üretmekte, üst düzey kamu kuruluşlarının ve önde gelen sanayi kuruluşlarının problemlerine cevap vermektedir. Bu alanlarda üniversitemizde çok başarılı işler yapılıyor çok güzel işler yürütülüyor. Yüzlerce öğretim üyesi bu alanlarda etkili çalışmalar araştırmalar yapıyor. Bunlar nerelerde kimler yapılıyor diye baktığımızda. ODTÜ’nün bölümleri bölümlerdeki araştırma laboratuvarları rektörlüğü bağlı araştırma merkezlerimiz bunlar zaten çok yüksek performans gösteren yerler.

TÜRKİYE’NİN İLK VE EN BÜYÜK TEKNOKENTİ

Bunun yanı sıra bizim bir teknokentimiz var. Bilindiği gibi, ODTÜ-Teknokent Türkiye’de ilk kurulan teknoparktır. Biz teknokentimizle neden medyada çok yer bulamıyoruz buna da hayret ediyorum. Bu çok gurur verici bir şey. Teknokent Türkiye’nin ilk ve en büyük teknokenti. Savunma Sanayii, İletişim Teknolojileri ve Sağlık alanlarında kümelenen ve sayıları 335’e ulaşan başarılı AR-GE firmaları ile ülkemizin en büyük ve lider teknoparkı olan ODTÜ-Teknokent Ankara için çok önemli bir teknoloji geliştirme bölgesidir. Şirketler sağlık kümelenmesi bilişim teknolojileri kümelenmesi savunma sanayi kümelenmesi olarak üç ana grupta çalışıyorlar. Şirket profili yeni kurulan kuluçka şirketlerinden, çeşitli ölçeklerdeki KOBİ’lere ve ülkemizin ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TAI, Arçelik, Vestel, SDT, Argela gibi en gelişmiş şirketlerine kadar uzanan, son yıllarda artan ihracatları ile de dikkat çeken ODTÜ-Teknokent, merkezleri yurt dışında olan tanınmış yabancı Ar-Ge şirketlerini de cezbetmektedir. Türkiye’nin teknolojisine yön veren kendini kanıtlamış şirketler var. ODTÜ’nün güçlü araştırmacı kadrosu ve teknokent şirketlerinin iş birliği AR-GE, Tasarım ve İnovasyon faaliyetlerimize büyük ivme kazandırmakta, genelde Türkiye’nin, özelde Ankara’nın ihtiyacı olan AR-GE ağırlıklı yüksek teknoloji üretimine çok değerli katkılar vermektedir. Ayrıca, 6 bin çalışanı ile, Teknokent Ankara’nın nitelikli araştırmacı ve girişimcileri için önemli bir istihdam bölgesi sağlamaktadır.

ANKARA’YI DÜNYAYLA BAĞLIYORUZ

Ciddi miktarda ihracat rakamları var. Teknokentimizden yeşeren burada doğmuş olan bir takım şirketler yurtdışına açılmış durumda. Çok büyük projeler alıyorlar, 1 milyon dolar değerinde şirketlerimiz çıktı. San Francisco’da bir bağlantımız var. Buradaki şirketler oraya gidip hızlandırma eğitiminden geçiyorlar. Böylece Ankara’yı dünyayla bağlıyoruz. Bunu gururla söylüyorum Türkiye’de insanların girmek istediği teknokentlerin başında ODTÜ geliyor. Şu anda ciddi bir bekleme listemiz var. Her geleni de alamıyoruz. Onlar çok ciddi bir teknik elemeden geçiyorlar. Yer verebilmek için de bir süre beklemeleri gerekiyor. Teknokent başlı başına Ankara’nın hem bilimsel ortamını canlandıran, hem istihdam sağlayan, ekonomisine katkı veren bir pozisyonda. Önemle altının çizilmesi gereken diğer bir konu da Türkiye’nin önde gelen Savunma Şirketlerinin, pek çok Sağlık Kuruluşunun ve önemli Kamu Kuruluşlarının Ankara’da merkezlenmiş olduğudur. ODTÜ, dünya standartlarında eğitim almış olan lisans, yüksek lisans ve doktora program mezunları ile bu kuruluşların her düzeydeki kaliteli istihdam ihtiyacının çok büyük bir kısmını karşılamaktadır. Burada yaptığımız şeyler hem Ankara hem Türkiye için önemli.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

TEKNOKENTE GİRMENİN ŞARTI MUTLAKA ARGE YAPMAK

Yurtdışındaki çok büyük ve başarılı şirketlerden biz de şube açmak isteyenler var. Boston’da MIT ile birlikte çalışan çok ciddi bir şirket var, biyomedikal alanında çok tanınmış bir şirket bir kaç ay önce onların da bir şubesi teknokentimizde açıldı. Samsung gelmek üzere. Biz kabul ettiğimiz zaman mutlaka AR-GE yapmaları lazım. Teknokente girmenin şartı mutlaka ARGE’ye girmesi. Bunu kendi başına değil üniversiteyle ve Ankara’nın diğer bütün teknolojik ekosistemiyle birlikte yapması gerekiyor. Başka üniversitelerden katılan araştırmacılar da oluyor bu projelere. Sadece devlet daireleri aracılığıyla değil ODTÜ’yü yurtdışında da tanıdıkları için üniversiteye hem teknokente teknik işbirlikleri kurmak için çok sayıda heyet geliyor. Önemli üniversitelerin heyetleri geliyor. Öğrencilerimizin kalitesi yurtdışında da puanlarsak yüz almış durumda. 1956 yılında kuruluşundan bu yana, ODTÜ dünya ölçeğinde tanınan Bölümleri, araştırma laboratuvarları, araştırma merkezleri ve teknokenti ile Ankara’nın ve genelde Türkiye’nin bilim ve teknoloji gelişimine en üst düzeyde katkı vermekte, önümüzdeki yıllarda da bu görevini aynı özenle sürdürmeyi hedeflemektedir.

ODTÜ DİSİPLİNLERARASI TASARIM STÜDYOSU

Üniversitemizin yürüttüğü çeşitli alanlarda sivil toplum ve özel sektör kuruluşları ile çalışmalar yapılmaktadır. Araştırma boyutunda özellikle teknopark şirketleri ile yakın iş birlikleri kurulmuştur. Eğitim boyutunda da özellikle dizayn ve tasarım derslerine özel sektör kuruluşlarının destekleri mevcuttur. Buna en güzel örnek Türkiye’de bu kapsamda ilk olan ODTÜ disiplinlerarası tasarım stüdyosudur. Bu stüdyoda farklı disiplinlerden lisans öğrencileri yine farklı disiplinlerden ODTÜ’lü mentör hocaları eşliğinde projeler gerçekleştirmektedirler. Bu projeler kapsamında bir ön okul, elektrik ve elektronik mühendisliği, işletme, tarih, sosyoloji ve fizik öğrencisi gibi farklı fakültelerden öğrenciler aynı projede buluşarak çalışabilmektedirler. Projelerin tamamı sivil toplum veya özel sektör kuruluşları tarafından parasal olarak desteklenmekte ve bu kuruluşlardan yetkililer projelere dahil olarak öğrencilere mentörlük yapmaktadır. Araştırma olarak Ankara bölgesinde kümelenmiş savunma sanayii kuruluşları, OSTİM, kamu kuruluşları, bakanlıklar, üniversiteler ve teknoparklar öne çıkmaktadır. Bu kuruluşlarla özel protokoller imzalanıp öncelik saplanan alanlarda araştırmalar gerçekleştirilmekte ve donanımlı araştırmacılar yetiştirilmektedir. Savunma Sanayi İçin Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP) buna güzel bir örnek olarak gösterilebilir. Toplumsal hizmet noktasında özellikle Milli Eğitim’e bağlı okullar öne çıkmaktadır.

AB PROJELERİNDE ODTÜ’NÜN PAYI 44 MİLYON EURO

ODTÜ bugüne kadar başta Avrupa Birliği fonları olmak üzere çeşitli uluslararası hibe programlarınca fonlanan 314 proje ile dünya düzeyindeki bilimsel çalışmalara katkıda bulunmaktadır. Bu projelerin toplam bütçesi 700 milyon Euro iken, ülkemize getirilen ODTÜ payı 44 milyon Euro’dur. Başta TÜBİTAK destekleri olmak üzere ulusal hibe programlarınca fonlanan 417 milyon TL’lik toplam bütçeli bini aşkın AR-GE projesi ile de üniversitemiz ülkemizde en çok destek alan üniversiteler arasında yer almaktadır. ODTÜ’de bugüne dek yürütülmüş veya yürütülmekte olan Ankara’ya hizmet eden AR-GE projeleri bulunmaktadır. Bu projeler, Avrupa Birliği Horizon 2020, Hayat Boyu Öğrenme (LLP), Erasmus + ve IPA (Katılım Öncesi Mali Yardım) programları ile yurt dışında yer alan üniversitelerle yapılan iş birliği anlaşmaları kapsamında desteklenmektedir. Genel olarak bu projeler toplum ve bilim, genç işsizliği sorunu, kentsel planlama ve yol güvenliği gibi alanlara hizmet etmektedir. Bu projelere bazı örnekler ise şöyle; 

“Bilimin Ev Hali” projesi AB Horizon 2020 Programı kapsamındaki Avrupa Bilim ve Eğlence Günü’nü 2016 ve 2017 yıllarında Ankara’da gerçekleştirmek üzere desteklenmiş bir projedir. Bu proje kapsamında, 30 Eylül 2016 Cuma günü ODTÜ’de düzenlenen “Bilimin Ev Hali Etkinliği” ile bir evin mutfağında, salonunda, banyosunda, bahçesinde ve garajında günlük hayatımızda tecrübe ettiğimiz olguların temelinde yatan kuramları, araştırmacılarımız ulusal ve uluslararası araştırma projelerinde geliştirdikleri bilgi, veri, ürün gibi çıktıları kullanarak 4’den 74’e her yaştan ziyaretçilere aktarmışlardır. Ankara’nın çeşitli ilçelerinden 128 okul ve bireysel ziyaretçilerle yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı bu etkinlik, bilimin, bilim insanlarının ve bilimsel bir kariyerin eğlenceli taraflarına dikkate çekmeye çalışan bir proje olmuştur. Avrupa Bilim ve Eğlence Günü’nün 29 Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilecek etkinliğinin Ankara ayağını gene üniversitemiz gerçekleştirecektir.

ANKARA ÖZELİNDE FARKLI PROJELER

Temmuz 2016 yılında başlamış olan “100. Yıl’ı Yeniden Düşünmek” isimli AB Erasmus+ projesi, Ankara’nın 100. Yıl Mahallesi örneği üzerinden yukarıdan aşağıya kentsel tasarım süreçlerine alternatif bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlayarak kentsel planlama alanında önemli katkılar sunmaktadır. Ankara Dikmen Vadisi’nde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesi ve Ulus Tarihi Bölgesi’nde gerçekleştirilen kentsel yenileme süreçlerinin fiziksel, sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik boyutlarını irdeleyerek söz konusu alanlardaki sorunları belirleyen, sürdürülebilirlik açısından nasıl bir planlama yaklaşımı izlenmesi ve ne tür kentsel politikalar geliştirilmesi gerektiğini tartışan ve öğrencileri kentsel yenileme süreçlerinin dinamikleri hakkında bilgilendirmeyi odağına koyan, 2012-2014 yılları arasında yürütülmüş olan çok ortaklı AB LLP projesi kentsel planlama sorununa Ankara özelinde eğilerek çözüm üretmeye çalışan bir proje olmuştur. 2010-2011 yılları arasında John Hopkins Üniversitesi ile gerçekleştirilen İkili İş birliği projesi kapsamında, Ankara ve Afyon’da yol güvenliği göstergelerinin temel ölçümünü yapmak ve uygulamalar sonrası takip ölçümünü ve değerlendirmesini yapıp raporlaştırmak amaçlanmıştır. Ankara’daki işsizlik oranının azaltılması ve bilincin artırılmasını hedefleyen, 2008-2009 yılları arasında yürütülen AB IPA projesi, 15-24 yaş arası gençlerin istihdamını desteklemeye ve gençlerin işgücü piyasasına dahil olmalarına yönelik ortamlar sağlayarak, Avrupa’da ve Türkiye’de önemli bir sorun olan genç işsizliği sorununa eğilmiştir.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

50 MİLYONLUK 183 ARGE PROJESİ

Üniversitemizin sanayi ile ilişkileri çok boyutlu olarak sürdürülmektedir. Sadece 2016 yılında sanayi ile üniversitemiz arasında toplam 50 milyon TL bütçeli 183 AR-GE projesi yürütülmüştür. Bu projelerde toplam 200 akademisyenimiz çalışmıştır. Büyük ölçekli firmalar ile üniversite sanayi iş birliği geliştirme sürecinde kurumsal nitelikli, sürekli takibin geliştirildiği ve çoklu projeler içeren iş birliklerine imza atılmıştır. Büyük ölçekli firmalar ile yapılan özel görüşmeler ile firmaların ihtiyaçları doğrultusunda ürün veya süreç geliştirmeye yönelik proje başlıkları belirlenmiştir. Eş zamanlı olarak, firmaların faaliyet alanlarına göre öğretim üyelerimizden de geliştirmek istedikleri proje konularına yönelik talepler belirlenmektedir. Belirlenen bu başlıklara göre, ilgili öğretim üyeleri ile firma üst düzey yetkililerinin katılım gösterdikleri ve ODTÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin (TTO) organize ettiği iş birlikleri düzenlenmiştir. TemSA, Limkon, Meyed, HAVELSAN, Bozankaya, Nokia, Turkcell Teknoloji, Borusan AR-GE, Borusan Enerji ve Borusan Makine, THALES, DuPont, Netaş, Eczacıbaşı, Arçelik Eskişehir Buzdolabı kurumsal olarak beraber çalıştığımız firmalardan bazıları. ODTÜ Tasarım Fabrikası tarafından üniversite öğrencileri için disiplinler arası bir eğitim modülü olarak geliştirilen Disiplinler arası Tasarım Stüdyosu (DTS), aynı zamanda akademi-sanayi iş birliğinin etkili ve başarılı bir örneği olarak yer almaktadır. DTS kapsamında disiplinler arası öğrenci takımları, akademik ve sanayi mentörlerinin gözetiminde gerçek hayat problemlerine yenilikçi çözümler üretmektedirler. 2016 yılında Arçelik, Bama, Eczacıbaşı, FNSS, Roketsan ve Sığınmacı ve Göçmenler Dayanışma Derneği, Autodesk, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Güven Hastanesi, Miteng/MTS, Türk Traktör projeler gerçekleştirilmiştir.

BAŞKENTİMİZİN SORUNLARI SORUMLULUĞUMUZ

Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar yürüttüğümüz eğitim ve araştırma faaliyetlerinde gerek bölgemiz, gerekse ülkemiz için toplumsal faydanın ön planda tutulduğu bir yaklaşım benimsemekteyiz. Bu kapsamda Başkentimizin ekonomik ve sosyal açıdan ihtiyaçlarının karşılanmasını ve sorunlarının çözümlenmesini sorumluluklarımızın önemli bir parçası olarak görmekteyiz. 360’dan fazla laboratuvarı, 40’dan fazla mükemmeliyet merkezi bulunan ODTÜ’de bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan buluşlar ODTÜ TTO tarafından patentlenerek desteklenmektedir. Bu kapsamda ODTÜ TTO portföyünde 100’den fazla buluş için 300’den fazla patent başvurusu yapılmış, bu başvurulardan 200’e yakını tescillenmiştir. ODTÜ TTO portföyünde yer alan buluşlara bakıldığında, başta Ankara olmak üzere ulusal ve uluslararası çeşitli ihtiyaç ve sorunlara cevap verebilecek nitelikte oldukları görülmektedir. Örneğin, engelli vatandaşlarımızın erişim sorunlarını başkalarından yardım almadan çözmelerini sağlayan Engelli Erişim Sistemi başlıklı buluşumuz 7 ayrı patent ile korunarak ürünleştirilmiş ve Ankara’nın çeşitli yerlerinde uygulanarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Bir başka akademisyenimizin işitme engelliler için tasarladığı koklear implant buluşu işitme için gereken enerjiyi, titreşim hareketindeki kinetik enerjinin elektrik sinyaline çevirerek sağlamaktadır. Böylece işitme engeli olan kişilerin günlük pil değiştirme ihtiyacı ve sistemin vücudun içinde yer alması sayesinde kişilerin estetik kaygıları ortadan kalkacaktır. Devrim niteliğindeki bu buluş sayesinde vücut dışında ayrıca bir aparat ve mikrofon gerektirmeyen bir çözüm geliştirilmiştir. ODTÜ TTO portföyünde yer alan bir başka buluş olan radyo frekanslı biyosensör sayesinde, sıvı ve gazlardaki patojen tespiti anında ve yerinde yapılabilecektir. Söz konusu buluş ile ilgili ilk hedef suda anında ve yerinde bakteri tespitini sensörler yardımıyla düşük maliyetle gerçekleştirmektedir. Buluşu geliştiren akademisyenler tarafından ODTÜ Teknokent’te kurulan firma su güvenliği ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Uluslararası patent başvurusu olan buluşun ticarileştirilmesi sayesinde gerek halk sağlığı bakımından gerekse yaratacağı istihdam ile bölgeye büyük bir katkı sağlanacaktır. Son olarak laboratuvarla çalışan bir çok bölümümüz var. Mühendisliklerimiz ve temel bilimlerimiz var. O laboratuvarları artan öğrenci sayımıza göre iyi, güncel, her öğrencimize yetecek yeni cihazlarla donatmamız lazım. Bu da en az bizim mekân ihtiyacımız kadar öne çıkan bir ihtiyaç.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

TOPLULUKLARDAN YILDA BİN ADET ETKİNLİK

Ankademi ODTÜ oturumunda Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Hale Işık Güler’in kent adına yaptığı işbirliği çağrıları da dikkat çekti.Ankara’daki üniversitelerin ve yerel yönetimlerin ‘ortak etkinlik’ yapması gerektiğini belirten Rektör Danışmanı Hale Işık Güler şöyle konuştu: Öğrenci topluluklarımızın sayısı yaklaşık 95. Spor, kültür, sanat, bilim alanında öğrenci topluluklarımız yılda bin adet etkinlik düzenlemektedirler. Bunlardan bazıları kültür kongre merkezinde gerçekleştiriliyor. En son Verimlilik Topluluğu Kampüs Gelişim Günleri yaptı online kayıt yaptırıp herkes geldi. ODTÜ Robot Günleri çok güzel kentin dört bir yanından öğrenciler geliyor. Bu sayede öncelikle ODTÜ’nün ve sonrasında Ankara’nın kültür, sanat, bilim alanlarına önemli katkıları olmaktadır. Bunlardan düzenli olarak her sene yapılanlardan bazı örnekler: IEEE ODTÜ Öğrenci Topluluğu’nun Kampüs Gelişim Günleri, Türk Halk Bilimi Topluluğu’nun Halk Tiyatrosu Günleri, Robot Topluluğu’nun Uluslararası Robot Günleri, Verimlilik Topluluğu’nun Yönetim ve Mühendislik Günleri, Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun Türk Müziği Günleri, Tiyatro Topluluğu’nun Tiyatro Şenliği Müzikal Topluluğu’nun Müzikaller, Türk Halk Bilimi Topluluğu’nun Konserler ve Halk Oyunları Gösterileri Müzik Toplulukları’nın Rock Şenliği, Güzel Sanatlar Topluluğu’nun Konserler, Japon Kültür Topluluğu’nun Japon Haftası, Uluslararası Gençlik Topluluğu’nun Bahar Şenliği.

DEZAVANTAJLI ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ DERS

Üniversitemiz birimleri ve öğrencilerinin İLKYAR, LODOS, Engelsiz ODTÜ, İletişim, Verimlilik Topluluğu, Çocuk Aklım, ODTÜ KÖPRÜ gibi öğrenci grupları vasıtası ile birçok sosyal sorumluluk projelerini yürütmektedir. Köy okullarında kitaplık kurmak, halk eğitimi, maddi imkânsızlıklara olan çocuklara, lise öğrencilerine ücretsiz ders verme gibi birçok faaliyette gönüllü olarak bulunulmaktadır. Bu faaliyetlerin büyük bir çoğunluğu öğrenci toplulukları ve gönüllülerle yürütüldüğü için zaman zaman sponsorluk gibi maddi desteğe ve daha iyi tanıtılmaya ihtiyaç duyabilmektedir. Öğrencilerimiz dezavantajlı olan Ankaralı öğrencilere ders veriyorlar. Fizik kimya biyoloji gibi alanlarda ders veriyorlar. Bazı projeler kurumlarla bazıları da ODTÜ hocalarıyla birlikte olabiliyor. Engelsiz ODTÜ var ve çok sayıda sosyal sorumluluk projeleri yapıyor. Daha farklı kesimlere ODTÜ öğrencileri bu şekilde dokunuyor.

‘ULUSLARARASI ANKARA MARATONU’ ÖNERİSİ

Uluslararası öğrenciler ODTÜ’nün yıllara göre küçük küçük değişiklikler göstermekle birlikte 85 ila 100 farklı ülkeden 2 bin 500 tane derece diploma öğrencisi vardır. Uluslararası yüksek öğretim kurum halihazırda 700 farklı kurumsal iş birliği Erasmus+, Exchange, Mevlâna, MoU (Memorandum of Understanding gibi) anlaşmalarımız var. Ek olarak 29 adet Uluslararası ortak lisans, yüksek lisans ve doktora programımız mevcut. Bu anlaşmalar ve programlar vasıtası ile her yıl yaklaşık bin uluslararası değişim öğrencisi ve yabancı öğretim üyesi ODTÜ vasıtası ile Ankara’da bulunmaktadır. Bunun dışında çok farklı coğrafyalardan yılda ortalama 50 yabancı heyet kabul etmekteyiz. Yine ODTÜ’de her yıl çok sayıda katılımcı ile çok farklı bilim alanlarında birçok uluslararası konferans düzenlenmekte ve şehir tanıtımına ve ekonomisine bu şekilde de katkıda bulunulmaktadır. ODTÜ’ye gelen uluslararası öğrenciler ve uluslararası akademisyenler, heyetler için şehir kültürel yapısı ve tarihinin de anlatıldığı Ankara gezileri düzenleniyoruz; bu sayede şehrin tanıtımına da ciddi katkı sağlanıyor. Şehrin tanıtılması için yerel yönetimler ile tüm Ankara Üniversiteleri iş birliği ve koordinasyonu ile daha çok ortak etkinlik düzenlenebilir. Bu sayede Ankara’daki tüm uluslararası öğrencileri şehirle bütünleştirici ortak etkinlikler düzenlenebilir. Örneğin, hali hazırdaki iş birliklerimizi kullanarak Uluslararası öğrencilerin kente çekildiği maraton, bisiklet yarışı gibi büyük etkinler düzenlenebilir. Bir ‘Uluslararası Ankara maratonu’ yapılabilir. Üniversitemize gelen öğrenci, öğretim üyesi ve araştırmacıların bu ziyaretleri daha sonra Ankara şehrine faydalı olacak AR-GE projeleri gibi yeni iş birliği alanlarına yönlendirilebilir. ODTÜ tanınırlığı yüksek bir üniversite olduğu için diğer üniversitelere ziyarete gelen öğrenci ve heyet sayılarının nispeten daha az oluşundan şehir tanıtımına bu katkı ODTÜ özelinden Ankara’daki diğer üniversitelere yayılmasını sağlayacak yapılanmaların diğer üniversitelerde de oluşturularak bu tür tanıtım etkinlikleri arttırılabilir.

ENGELSİZ ODTÜ’DEN TAKSİ BİLETİ UYGULAMASI

Yabancı ülkelerden gelen 3 bin 500 öğrenciye bu ülkeyi tanıtıyoruz kendi ülkelerine geri gittikleri zaman Türkiye’nin başkentini anlatabiliyor bu çok önemli. ODTÜ’de çok ciddi Bilimsel kongreler yapılır. Yabancı ülkelerden gelen katılımcıları kampüsümüzde kendi kongre merkezimizde ağırlıyoruz. Onlar bu kentte otellerde kaldıklarında ciddi bir ekonomik katkı da olmuş oluyor. Elçiliklerimizle çok yakın ilişkilerimiz var. Her anlamda eğitim kültür bilim sanat anlamında çok ciddi uluslararası networkümüz var. Hocalarımızın Yüzde 70’inin doktorası yurtdışından. Kendi içimize kapanmış kalmış bir üniversite değiliz. Bir sürü şirkette ve kurumda bir sürü ODTÜ’lü çalışan var. Gidin ASELSAN’a çalışanların yüzde 70-80’i ODTÜ’lüdür. Gidin bakanlıklara bürokratların üst düzeyleri ODTÜ’lüdür. Ulaşım her büyük şehrin problemi ancak biz bunu bir İstanbul ölçeğinde hissetmiyoruz, çok daha az hissediyoruz. Ulaşımdan kaynaklanan sorunları kampüs dışında yaşayan öğrencilerimiz çok daha fazla hissediyor. Engelli öğrencilerimiz ve yabancı öğrencilerimizin özelinde yaşanan birtakım sıkıntılar her şehirde olduğu gibi burada da mevcut. Engelli öğrencilerimizin kampüs içi ve dışından derslere ulaşımını bu sebeple ODTÜ Vakfı tarafından üniversitemize hibe edilmiş özel donanımlı bir araçla ve taksi bileti uygulamamız ile yapıyoruz. Halihazırda bu hizmeti verdiğimiz 23 görme engelli ve 19 hareket engelli öğrencimiz var. Bizim verdiğimiz önemli hizmetlerden birisi bu mikro ölçekte bir çözüm bu da Ankara ölçeğinde düşünülebilecek bir sistem. Yabancı öğrencilerimiz de özellikle şehirde fazla noktada İngilizce konuşulmadığı için ve de özellikle değişim öğrencisi iseler kira kontratı yapmakta zorlanıyorlar.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ODTÜ YILLARDIR KÜTÜPHANESİYLE DE ANILIYOR
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet T. Zeyrek

128 bine yaklaşan mezunumuz var. Bu bir dağılım aslında. Büyük bir potansiyelimiz var. Kütüphane çok önemli. Güçlü üniversite için kütüphaneler pek konuşulmuyor gündemimize gelemiyor. Kütüphanemiz çok eski ve üniversitenin kuruluşuyla başlıyor, bağışlarla kitaplar artmaya başlıyor. Türkiye’de bu kadar çok kitap sayısı olan kütüphane olduğunu sanmıyorum. 500 bin cildimiz var. Bir o kadarda elektronik yayın var. Öğrencilerimiz için çok yerleşik, çok kullanışlı bir binamız var. ODTÜ yıllardır kütüphanesiyle de anılan bir okuldur. Dışarıdan ve Ankara’daki üniversitelerden de çok kullanılır. Devlet kuruluşlarıyla da protokolümüz var. Kütüphanelerarası Ödünç Verme (ILL) işlemleri kapsamında yurtiçindeki üniversite ve araştırma kütüphanelerine bin 865 kitap ödünç verilmiş, 101 de makale fotokopisi gönderilmiştir. Kütüphanemizle protokolü olan üniversite ve kurumlar ise şöyle; Ankara Üniversitesi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, MTA, Sayıştay, TED Üniversitesi, THK Üniversitesi, TOBB ETU, TODAİE, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi.

ÜNİVERSİTEMİZİN BÜTÇESİ 500 MİLYON TL

Fizik bölümü öğretim üyesiyim. ODTÜ temel bilimlerle de çok ses getirmiş üniversitedir. Temel bilim olmadan iyi bir mühendislik eğitimi olmaz. Mühendislerimiz dünya çapında çok ünlü. Bence iyi bir temel eğitim vermemiz sayesinde bu oluyor. Buna sosyal bilimleri de dahil etmemiz lazım. Bu da önemli bir bulgu. Günümüz konjonktüründe gözden kaçabiliyor. Temel bilim olmadan üniversite olmaz. Kısıtlı Kaynaklarla ODTÜ de muazzam bir yönetim var. Birçok üniversite dışarıdan hizmet alıyor. Mesela yemek hizmetini düşünün, ulaşımı düşünün, yurt hizmetlerini düşünün ciddi maliyetleri var. Devletin kaynağını bunlar için çok ince eleyip sık dokuyarak çok verimli kullanıyoruz. 7 -8 bin kişi yurtlarımızda kalıyor. Bu muazzam bir sayı. 9-10 bin kişi her gün bu kampüste yemek yiyor. 40-45 otobüsten bahsettik çoğu 40 yaşın üstünde. Bunu sürdürülebilir kılmak çok büyük beceridir. Bunu bu kurum yapıyor. ODTÜ’nün en büyük önemi kaliteyi sürdürebilir kılmasıdır. 60 yıldır çok kaliteli başlamıştır ve sürdürebilmişizdir. İtiraz etmiyoruz ve devletin bize ayırdığı yarım milyar bütçeyi biz çok verimli kullanabiliyoruz. Daha da çok verimli kullanacak yeni metotlar arıyoruz. 500 milyon üniversitemizin bütçesi ve 45 kilometrelik bir sahaya sahibiz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ODTÜ’DE SIKIŞMAYA YAKLAŞIYORUZ

Devletimizin kaynak oluşturmasını istiyoruz. 10-15 bin öğrenci için tasarlanmış bir üniversite burası şimdi ise 25-30 binlerde. Bu da çok net bir durum. Nasıl Ankara’daki trafikte sıkışmış durumdayız. ODTÜ’de de sıkışmaya yaklaşıyoruz. Arazimiz var bu büyük bir avantaj ayrıca öğrenci sayılarımızı azaltmak gibi bir niyetimiz de yok. Ama ona uygun altyapıları devam ettirmemiz lazım. Şu an mevcut yapı yetiyor. Yeni yapılar için çeşitli isteklerimiz var. Kalkınma Bakanlığı eğitim için birçok yapı için de bize izin veriyor. Yavaş yavaş onları da inşa etmeye çalışıyoruz. Var olanları da yenilemeye çalışıyoruz. Yurtlarımız da eskidi tabi. İki yurdumuzu yeniledik. Bunların hepsi devlet bütçesiyle yenileniyor. Gidin görün yurtlarımızı çok iyi şartlara getirdik. ODTÜ büyük bir sistem işletiyor aslında. Bunu yürütemezseniz bu başarılı çıktılardan söz edemezsiniz. Sürdürülebilirlik günümüzün moda terimi, ODTÜ bunu başarılı bir şekilde uyguluyor. ODTÜ Merkez Laboratuvarında üniversitelerimizde, kamu kuruluşlarında ve sanayide çalışan araştırmacılar için modern test ve analiz cihazlarının yer aldığı bir bilimsel araştırma, eğitim ve ölçüm imkânları sunulmaktadır. Merkezi Laboratuvar birimlerimde ODTÜ dışına da hizmet verilmektedir ve analizleri yapılan örnek sayısı yılda 10 bini geçmektedir.

ÖĞRENCİLERİMİZ METROPOLDEKİ AVANTAJLARI YAŞIYOR

Mersin Erdemli kampüsümüzde benzer yaklaşımlarla çok iyi korunmuştur. Aynı Eymir Gölü gibi gidin Mersin Erdemli’ye bunu görürsünüz. Biz heyet olarak gidip gördük inceledik. Bizim koya kadar muazzam bir yapılaşma var. Koyda bitiyor ondan sonra tekrar yapılaşma başlıyor. Bu öyle bir muazzam görüntüdür ki yine bu ODTÜ’nün ruhudur, araştırma motivasyonudur. Orada yaşan canlı türleri var mesela orfoz gibi Kıbrıs’ta benzer bir durum var. ODTÜ olarak iyi teknoloji üretiyoruz, iyi öğrencilerimiz, iyi beyinler var, en iyi beyinler burada. Ancak en iyi beyini yetiştirmezseniz bir işe yaramaz. ODTÜ bunu iyi beceren çok içerikli bir üniversite. Bu işleyiş ve yapıyla övünüyoruz. Etkileşimi de engelleyemezsiniz. Belki de kampüs üniversitesi olmaktan çıkıp şehirleşeceğiz belli olmaz. Ama yine bu sürdürülebilirlik ruhu ve dinamiklerimizi çalıştırırsak bunu da becerebiliriz. Genel olarak ODTÜ öğrencileri büyük bir metropolde olmanın avantajlarını yaşamakta. ODTÜ Kampüsünün verdiği ek olanaklar da mensuplarımızın memnuniyetini üst düzeye taşımakta. Büyükşehir olmanın getirdiği hayat pahalılığı etkisi tabi ki mevcut ancak bunu üniversite içinde burs verenlerimizin ve mezunlarımızın katkılarıyla nakit, yurt ve yemek burslarımızla çözmeye, öğrencilerimizin daha az etkilenmesine çabalamaktayız. 7 bin öğrencimizi yurtlarımıza barındırıyoruz. Bunun haricinde de barınma ihtiyacı var doğal olarak. 30 bin öğrenciye sahip bir kurum olarak bu olanakların artması ve yüksek standartlarda verilmeye devam edilebilmesi için de çalışıyoruz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

EYMİR’DEN SUYUMUZU KARŞILAYABİLİYORUZ
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan Vekili Prof. Dr. Oğuzhan Hasançebi

Eymir’de su pompamız var acil bir durumda suyumuzun bir kısmını Eymir’den karşılıyoruz. Ankara’nın şebekesinden alıyoruz ama kendi suyumuzu kendimiz de karşılayabiliyoruz.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

30 BİN KİŞİYİ RİNGLE TAŞIYORUZ
Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Türker Özkan

ODTÜ olarak yaptığımız analizlerle ve içeriklerle bu hizmetler doğru mu, uygulanabilir mi diye bakıyoruz. Bir çok şeye bir takım şeyleri eledikten sonra karar veriyoruz. Ulaşım da bunlardan birisi. Genel prensibimiz toplu ulaşım. Mümkünse sağlıklı, çevre dostu olan yürüme ve bisiklet dahil bu yönde çalışmalar yapmak. Ringlerimizin de yeni enerji sistemlerine 10-11 yıl içinde entegresi için bakanlığımızın ve devletimizin desteğiyle bir dönüşümünü sağlamak da ana prensibimiz. Sabah saat 8. 15’den 17’ye kadar 10 dakikada bir ringimiz var. Akşam 23.30’a kadar da devam ediyor. 10 dakikada bir olmasa da orada yarım saate düşüyor. Haftada sadece 8.15’ten 17’ye kadar sadece üniversite içinden bahsediyorum 115 tane ring yapıyoruz. 30 bin kişiyi üniversite içinde ringle taşıyoruz. Ulaşım ve diğer hizmetler için de yapacağımız etütlerden sonra hangi sistemi tercih edeceğimiz bizim için önemli.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

GENİŞ KATILIMLI STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI
Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gülser Köksal

Üniversitemizin 2017-2020 Stratejik Planı geçtiğimiz ekim ayından beri geniş paydaş katılımlı bir süreç izlenerek hazırlanmaktadır. Bu sürece kurumumuz içinden akademik ve idari personelimiz, öğrencilerimiz, Teknokentimiz ve Geliştirme Vakfımızın temsilcilerinin yanı sıra çeşitli dış paydaşlarımız da aktif olarak katılmaktadır. Ankara’dan YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, Merkez Bankası, Çankaya Belediyesi, TÜBİTAK, Fulbright, İnşaat Mühendisleri Odası, Türkiye Bilişim Derneği, Ankara Anadolu Lisesi, TED Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı, Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Türk Akraba Toplulukları, Azerbeycan Büyükelçiliği, Ankara Sanayi Odası, OSTİM, Aselsan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Uzay ve Savunma Teknolojileri, Arçelik ve Microsoft gibi kurum ve kuruluşların temsilcileriyle çeşitli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu temsilciler stratejik alanlarda oluşturduğumuz komitelerde görev alarak, bu komitelere dışarıdan görüş sağlayarak ve düzenlediğimiz Stratejik Planlama arama konferansına katılarak üniversitemizin gelişme stratejilerinin belirlenmesine önemli katkılar sağlamışlardır. Ortak çalışma konularımız, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, tanıtım ve toplumsal hizmet, uluslararası iş birliği; fiziksel, finansal, insan ve bilgi kaynaklarımızın yönetimi kapsamında durum analizi, temel stratejilerin belirlenmesi ve iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesidir

ULUSLARARASI DÜZEYDE ÖNCÜ OLMA VİZYONU

Üniversitemizin vizyonu, ‘uluslararası düzeyde öncü, bölgesini ve dünyayı dönüştüren bir üniversite’ olmaktır. Vizyonumuzda üniversitemizin yer aldığı Ankara dahil bölgemizin kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel dönüşümüne katkı özellikle vurgulanmaktadır. Ankara’nın kamu idaresinin merkezinde, savunma, bilişim ve sağlık gibi endüstrilerin gelişmiş olduğu, ancak kendine özgü toplumsal, kentsel ve çevresel sorunlara sahip bir il olması bu dönüşümde üniversitemizin tüm bileşenleriyle ve ekosistemleriyle ortak çalışmalarının ve yaklaşımlarının önemini artırmaktadır. Önümüzdeki yıllarda ODTÜ’nün Ankara dahil tüm bölgede etkisi artabilir. Vizyonumuzda var olan diğer bir hususlar da eğitim, araştırma ve topluma hizmet. Bunları projelerimizde göreceksiniz. Şimdiye kadar iyi örnekler var bunları yeterli görmüyoruz. Rolümüzün artması gerektiğini düşünüyoruz.

STRATEJİK PLAN MAYISTA PAYLAŞILACAK

Mayıs başında stratejik planımız yayınlanacak. Kamuoyuna duyurulacak yıllar üzerinden nasıl dönüştüğü de izlenebilecek. Aslında sadece eğitim, araştırma ve topluma hizmet olarak sadece bu üç konuyu belirlemedik. Bu stratejileri besleyecek kaynakların nasıl daha iyi yönetilebilirliği üzerine de fiziksel, bilgi ve mali kaynaklar için de ayrı çalışma grupları kurduk. Onlar kendi paydaşlarıyla çalıştılar. Finansal kaynaklarla ilgili vakıflar, bakanlıklarla işbirliği yapıp kendi kendine yeter bir ODTÜ nasıl olabiliriz konusunu sorguladılar. Bilgi kaynakları olarak bilişim teknolojilerini nasıl daha iyi kullanabiliriz, sadece ODTÜ için değil toplumun hizmetine nasıl sunabiliriz, nasıl katma değere dönüştürebiliriz gibi bütün bunlar için ekimden beri çok detaylı bir şekilde çalışılıyor. Bunlar artık şu günlerde somut stratejilere dönüşmüş durumda yakında da açıklanacak.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz


SON 5 YILDA GELEN ÖĞRENCİNİN YÜZDE 40’I ANKARADAN
Rektör Danışmanı Prof. Dr. F. Dilek Sanin

Üniversitemiz uluslararası nitelikte eğitim veren, pek çok bölümü uluslararası tanınmış kuruluşlar tarafından akredite edilmiş bir üniversitedir. Mevcut durumda toplam 18 bin civarında lisans, 8 binin üzerinde lisansüstü öğrencisi bulunmaktadır. Öğrencilerimizden yaklaşık bin 800’ü 100’e yakın farklı ülkeden gelen uluslararası öğrencilerdir. ODTÜ’ye tüm illerimizden öğrenciler gelmektedir. Üniversitemize son beş yılda yerleşen öğrenciler ve geldikleri iller incelendiğinde öğrencilerimizin yaklaşık yüzde kırkının Ankara’da ikamet etmekte oldukları görülmektedir. Bu nedenle üniversitemizin lisans programlarıyla Ankara’da yaşayan öğrencilerin örgün eğitimine önemli bir katkısı olduğu anlaşılmaktadır. Onun dışında da %10 öğrencimiz İstanbul’dan gelmekte, İstanbul’u az bir farkla İzmir takip etmektedir.

BÜYÜK ŞİRKETLERLE İSTİHDAM İŞBİRLİKLERİ

ODTÜ Ankara’da bulunan diğer devlet ve vakıf üniversitesi öğrencilerine de ders alma imkânı sunmaktadır. Örneğin 2016-2017 öğretim yılı 1. dönemi itibarı ile Ankara’daki farklı üniversitelerden 62 lisans, 67 yüksek lisans, 46 doktora öğrencisi ODTÜ’de özel öğrenci olarak ders almıştır. Lisansüstü programlarda eğitimine devam eden öğrenciler arasında Ankara’da yer alan kamu kurumları, özel kuruluşlar ve sanayi sektörlerinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrencilerin tezleri sanayinin talebi doğrultusunda güdümlü çalışmalar olabilmektedir. Sanayi İçin Araştırmacı Yetiştirme Programı’na (SAYP) Üniversitemiz ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Aselsan, TAI, ROKETSAN, HAVELSAN, FNSS ve Milsoft şirketleri katılmaktadır. SAYP kapsamında lisansüstü eğitim alan öğrenciler iş birliği yapılan savunma sanayi kuruluşları tarafından istihdam edilmekte, protokollerde belirlenen koşullarda haftanın belirli günlerinde ODTÜ’de bulunarak araştırmalarını sürdürmektedirler.

SAN-TEZ PROGRAMIYLA SANAYİYE BÜYÜK DESTEK

Ayrıca, sanayiye ve değişik sektörlere yönelik tez konuları ve bunların desteklenmesini amaçlayan Sanayi Tezleri programı (San-Tez) üniversitemiz tarafından 2003-2004 ders yılında başlatılmıştır. Sanayici ve öğretim üyelerinin buluşturulduğu etkinliklerle projeler oluşturulmuş, Sanayi Bakanlığı üzerinden TÜBİTAK’a iletilmiş ve bu projelerin büyük bir kısmı kabul edilmiştir. SAN-TEZ Programı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda diğer üniversitelere de yaygınlaştırılmış olarak devam etmektedir. Bu program kapsamında da programın başlatıldığı yıldan bu yana Ankara’da sanayi kuruluşlarında çalışmakta olan birçok lisansüstü öğrenci ODTÜ’de eğitim almış, lisansüstü tez çalışmalarını yürütmüştür.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

HALKA AÇIK DİL PROGRAMLARI

ODTÜ’nün örgün ve yaygın eğitime katkıları da çok büyük. ODTÜ Yabancı Diller Yüksek Okulu (YDYO) çok sayıda halka açık dil programları yürütmektedir. Yılda 350-450 üniversite mezunu için düzenlenen ve 8 ay süren yoğun program kapsamında öğrenciler düzeylerine göre yılda 640 ile 950 saat eğitim alabilmektedirler. Bunun yanı sıra, her dönem 600-700 arası üniversite öğrencisi veya mezununun katıldığı hafta sonu dil kursları programında ise TOEFL, KPDS, Konuşma İngilizcesi, İş İngilizcesi, çeşitli düzeylerde genel İngilizce kursları verilmektedir. Bu program 2001 yılından bu yana uygulanmaktadır ve ODTÜ YDYO’nun Ankara halkına verdiği bir hizmettir. Her dönem 80-130 arası kursiyere ulaşan hafta içi akşam dil kursunda ise genel İngilizce amaçlanmaktadır. Bunların yanı sıra Ankara’daki özel kuruluşlar ve kamu kurumları için düzenlenen dil eğitim programları da bulunmaktadır. Faydalanıcı kurumlar arasında Göç İdaresi Başkanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sanayi Bakanlığı bulunmaktadır. Bazı özel ve kamu kurumları için yabancı dil sınav hizmetleri de sunulmaktadır.

ANKARALILARA ÜCRETSİZ KONFERANSLAR

ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) başta Ankara olmak üzere tüm ülkemizin yaşam boyu öğrenme ihtiyacını karşılamakta katkı sağlamaktadır. Verilen eğitimler içerik bakımından mesleki gelişime yönelik teknik konuları ya da kişisel gelişim konularını kapsamaktadır. SEM tarafından sözleşmeli eğitimler, genel katılıma açık eğitimler ve halk konferansları olmak üzere üç çeşit eğitim programı düzenlenmektedir. Ücretsiz halk konferansları 1995 yılından beri genel katılıma açık olarak düzenlenmektedir. Bu konferanslar isteyen herkesin yararlanabileceği etkinliklerdir. 2013 yılından itibaren halk konferanslarına Dönem Arası Seminerler de (DAS) eklenmiştir. Bugüne kadar toplam 253 halk konferansı düzenlenmiştir; bunlara Ankara’dan çok sayıda kişi katılım göstermiştir. Ankara halkına açık, ücretsiz olarak sağlanan ODTÜ-DAS faaliyetinde 2016 yılında 62 farklı konu başlığında toplam 72 oturumluk 6 paralel salonda 3 günlük 72 saat süren seminerler 6 bin 108 kişinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Ayrıca 2016 yılında 610 kişinin katılımıyla 8 farklı konu başlığında toplam 12 oturumluk Dönem İçi Seminerleri de genel katılıma açık ve ücretsiz olarak düzenlenmiştir. Lise öğrencileri ve velileri üniversitemize başvurarak ODTÜ öğrencilerinden fizik, kimya, matematik, İngilizce gibi alanlarda özel ders talebinde bulunmaktadırlar. Uygun fiyatlı sağlanan bu dersler, ihtiyaçlı öğrencilere ücretsiz olarak verilmektedir. Yaşam boyu öğrenme ihtiyacı ile ilgili ODTÜ’nün katkıları hem Türkiye’de hem Ankara’da mevcut.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ANKARA ODTÜ İLE GURUR DUYMALI
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Meliha Altunışık

Çok farklı şehirlerden ve çok farklı sosyal kültürel yapılardan gelen öğrencilerimiz var. ODTÜ’nün Ankara’nın ekonomisine, toplumsal, kültürel hayatına katkıları büyük. Uluslararası bir çapta bir üniversiteyi barındıran bir şehir Ankara. Ankara’nın ODTÜ ile gurur duyması gerekiyor.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ÜNİVERSİTELERİN TANITIMINDA REKABET VAR
Rektör Danışmanı Doç. Dr. Y. Eren Kalay

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Türkiye’nin en tanınmış ve bilinen üniversiteleri arasında ön sıralarda yer alıyor. Bunda bilim dünyasına olan katkıları ve mezunların etkinlikleri önemli yer tutuyor. Çok etkin bir mezun örgütlenmesi var. Mezun derneklerine üye 10 bin ODTÜ’lü bulunuyor. 128 bin mezun olduğu düşünüldüğünde bu çok önemli bir sayı. Bu mezun dernekleri 18 ayrı yerde dernekleşmiş durumda ve yılda dört kez bir araya gelen bir Mezun Dernekleri Konseyi çatısı altında birleşmiş durumdalar. Son yıllarda üniversitelerin tanıtımı konusunda bir rekabet ortamı oluştu. Ancak, burada ODTÜ olarak bilimsel çalışmaları kamuoyu ile paylaşmak ve bilimi anlatma yoluyla bunu gerçekleştirmenin önemine inanıyoruz. ‘Bilim iletişimi’ kavramı kapsamında kurumu değil bilimsel üretimin çıktılarını, ürün tanıtımı stratejisini öne çıkarmayı düşünüyoruz. Bu sebeple önümüzdeki yakın gelecekte uluslararası, ulusal ve Ankara ölçeğinde ODTÜ’nün bilimsel üretiminin tam olarak daha iyi anlaşılmasını sağlayacak çalışmalar planlıyoruz.

BİLİM İLETİŞİMİ İLE AKADEMİSYENLER BULUŞMASI

Bu çalışmalardan biri tasarım fabrikası. Eğitim, tasarım, mühendislik, sosyal bilimler gibi çok farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların bir arada gerçek hayata dair sorunları ele almalarını ve çözümler geliştirmelerini hedefliyoruz. Arçelik’le geleceğin mutfağı, ROKETSAN’la uzayda gelecek gibi konuları bu kapsamda birlikte ele aldık. Lisans öğrencilerinin ve farklı fakültelerin önerilerinin değerlendirilmesini de amaçlıyoruz. Bilim iletişimi ve bilimi paylaşmak anlayışı içerisinde de birçok yenilikçi girişimimiz bulunuyor. Örneğin bilim iletişiminde etkinliği arttırmak için üniversiteden 30 hoca belirlendi. Onların başarıları ve çalışmaları internet sitesinde paylaşılacak. Ayrıca internet sitesinin de bu yaklaşım çerçevesinde yeniden ele alınması düşünülüyor. Radyo ODTÜ Türkiye’nin en uzun soluklu üniversite radyolarından birisi. Radyo ODTÜ’de de yurt dışında örnekleri bulunan ‘science friday’ (Cuma günleri bilim) gibi bir radyo programı yapılması planlanıyor. Ayrıca enerji, bilim gibi toplumun merak ettiği konularda bilgilendirici belgesellerin yapılması, kamuoyunda merak edilen soruların yanıtlarını verecek bilim videolarının hazırlanması öngörüler arasında.

YENİLİKÇİ BİR YAKLAŞIM: BİLİM KAFELER

Çok yenilikçi bir yaklaşım da ‘bilim kafe’ uygulaması olacak. 1940’ların Paris’inde felsefe kafe, 1990’larda da Londra’da kafe bilim uygulamaları yapılmış. Burada belirlenen bir kafede belli zamanlarda bilim insanlarının kendiliğinden bilimsel bir konuda sunumlar yapması hedeflenmiş. Biz de benzer bir uygulamaya başlıyoruz. Mezunlarımızı ve akademisyenleri yurt içinde çeşitli illerdeki kafelere götürüp bilgi paylaşımında bulunmalarını sağlıyoruz. Yapılan sunumlar videoya alınıp internette paylaşılıyor. Bunların daha sonra bir klip yapılması hedefleniyor. Bu çalışmaların finalinin Eymir’de yapılması öngörülüyor. İlerleyen zaman diliminde bu tür bir çalışmanın belli bir fiziksel mekânda yapılması da düşünülebilir. Şu an ODTÜ’deki kitap satış birimi bu tür bir mekân olarak düzenlenebilir. ODTÜ Kitap satış birimi de odtuden.com.tr üzerinden kitap ve hediyelik eşya satışına başladı.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

YURT DIŞINDA ANKARA’YI TEMSİL EDİYORUZ

ODTÜ’ye 77 farklı ilden öğrenci geliyor. Ama Ankaralı öğrencilerin de belli bir ağırlığı var. Ayrıca ciddi miktarda yabancı öğrenci mevcut. Bilim iletişimi kapsamında yapılan çalışmaların Ankara Kentinde bilimin tüm eğitim sürecine yaygınlaştırılması, çocuk ve gençlerin bilimi sevmesinde ciddi katkıları bulunuyor. Örneğin ODTÜ lise tanıtımları yapıyor. Bu kapsamda internete bağlı elektron mikroskobu aracılığıyla öğrencilerin deney yapması sağlanıyor. Örneğin öğrenciye çileğin DNA’sı çıkarttırılıp elektron mikroskobunda incelettirilebiliyor. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik olarak bir lise kampı projesi düşünüyoruz. Başarılı 100 öğrenci ODTÜ’de ağırlanıp bilimsel projelere katılacaklar. Bu kapsamda yapılan bir diğer önemli çalışma Avrupa Bilim Günleri. 2016 Eylül ayının son Cuma günü ‘bilimin ev hali’ başlığıyla yapılan etkinliklere 15 bin kişi katıldı. Ayrıca ODTÜ Mezunlarının daha etkin katılımı için projeler düşünülüyor. Tüm mezunların bilgilendirilmesi için bir mobil uygulama tasarlanması değerlendiriliyor. Mezunlar ODTÜ’nün çok önemli bir gücü çünkü. Yurt dışında da ODTÜ’lüler Ankara’yı temsil ediyor. Dünyadaki büyük şirketlerin %71’inde ODTÜ’lüler çalışıyor. Mezunların bağışlarının arttırılması için kitle fonlamasına başvurulması ele alınacak konular arasında yer alıyor.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

RAKAMLARLA ODTÜ

Ankara, Kıbrıs ve Erdemli olmak üzere üç kampüs. 3’ü uluslararası ortak program olmak üzere 5 fakültede 43 lisans programı. 107 yüksek lisans ve 69 doktora programının yürütüldüğü 5 Enstitü. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’ne bağlı 15 lisans programı ve 3 yüksek lisans programı. Her yıl 94 farklı ülkeden bin 700’den fazla öğrenci. 18 bin civarında lisans, 8 binin üzerinde lisansüstü öğrencisi. 45 bin dekar kampüs alanı 30 bin 430 dekar orman alanı.

ODTÜ’yü farklı tanıtmak istiyoruz

ODTÜ TAM KADRO 

Hürriyet Ankara ile Ankademi oturumuna bir araya gelen ODTÜ heyetinde hepsi alanında yetkin rektörlük bünyesinde görev yapan değerli akademisyenler katıldı. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ile birlikte Rektör Yardımcıları;  Prof. Dr. Meliha Altunışık, Prof. Dr. Mehmet T. Zeyrek, Prof. Dr. Gönül Turhan Sayan, Rektör Danışmanları; Prof. Dr. F. Dilek Sanin, Prof. Dr. Gülser Köksal, Doç. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Doç. Dr. Bahar Gedikli, Yrd. Doç. Dr. Hale Işık Güler, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Türker Özkan ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan Vekili Prof. Dr. Oğuzhan Hasançebi yer aldı.




Kaynak: Hürriyet

Bu haber 2359 defa okunmuştur.

Reklam

YORUMLAR

 İlk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI