Bugun...


ODTÜ'de Neler Oluyor
Kâzım Berkay Özkardaş, son günlerde ODTÜ'de yaşananları yazdı. "...ODTÜ’lü Müslümanlar, üniversiteleri 80 karanlığına döndürmek isteyenlere fırsat vermeyecektir;..."

facebook-paylas
Tarih: 01-01-2016 23:12
ODTÜ'de Neler Oluyor
+ -

Kâzım Berkay Özkardaş, son günlerde ODTÜ'de yaşananları yazdı.

Son günlerde ODTÜ’de yaşanan olaylar medyada da yer bulmaya başladı. ODTÜ’de yaşananlar, senelerce bir şehir efsanesi olarak anlatıldı; ancak olaylar genel olarak birinci şahısların ağzından dinlenmedi. Bu yazıda, olayları bizzat yaşayan biri olarak ODTÜ’de neler yaşandığını anlatmaya çalışacağım.

ODTÜ’deki İslam düşmanlığının kökenlerinin çok eski olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Cuma namazı kıldığı için Deniz Gezmiş’ten tokat yiyen Salih Paşaoğlu’ndan tutun da “dini koku” sürdüğü gerekçesiyle ODTÜ yurtlarına kabul edilmeyen ağabeylere, namaz kıldığı belli olmasın diye kot pantolon giyemeyen akademisyenlerden, gece vakti camları kırılıp içki partileri yapılan camiiye (ki bu olay geçen sene yaşanmıştır) kadar birçok olay burada zikredilebilir. Ancak ben yalnızca son iki senedir yaşadıklarımdan söz açmak istiyorum; çünkü ODTÜ’de İslamî faaliyetler arttıkça şer odaklarının şiddeti de aynı nispette artıyor. Bu yolla, sanıyorum ki sosyal medyada “Vandallar saldırırken Müslümanlar uyuyor mu?” diyenlere de cevap vermiş olurum; zira bu olaylar, Müslümanlar gençler dirildiği için yaşanıyor.

Anlatmaya, geçen sene gerçekleştirdiğimiz Muhammed Emin Yıldırım konferasından başlayacağım. ODTÜ Mescid Topluluğu’nun gittikçe artan İslamî faaliyetlerinden bir tanesi olan mezkûr konferans öncesi, okuldaki kampüs çeteleri bir araya gelip camiiye saldırma kararı almışlardı. “Boş teneke çok tıngırdar.” düsturunun vücud bulmuş hâli olan bu kampüs çeteleri, her yerde kendilerini cesurmuş gibi göstermelerine rağmen üç-dört kişilik Müslüman öğrenci gruplarını bile kalabalık sayarak onlara saldıramaya cesaret edememiş, tek başına camiiye konferans için gelen arkadaşlarımızı darp etmişlerdi. Yani sosyal medyada sanıldığı gibi, Müslüman öğrenciler ve kampüs çeteleri arasında bir kavga vuku buldu ve Müslüman öğrenciler darp edildi gibi bir durum söz konusu değildir. Bu kampüs çetelerinin ne kadar korkak olduğunu anlatmak içinse sanırım şu taktiklerini ifşa etmem yeterli: Bir kişiyi tek başına, amiyâne tabirle kıstırsalar bile önce yakaladıkları kişinin çevresini kız öğrenciler sarar ve erkek öğrenciler de kızların arkasından sopayla ortadaki şahsa vurur. Kıstırılan kişi eliyle saldırıları savunmaya çalışınca da kızlara çarpar ve bu ertesi günü kampüs çetelerinin yayın organı dedikleri paçavralarda “Müslüman erkekler kız öğrencilere saldırdı.” haberiyle yer alır.

Bu olaylarda darp edilen arkadaşlarımızdan bir tanesi de Filistinliydi. Ailesi Filistin’de İsrail zulmü altında iken o da burada kampüs çeteleri tarafından ODTÜ ormanlarında döner bıçaklarıyla kovalanmıştı ve bu her olayda olduğu gibi bu olayda da kamera kayıtlarına ulaşılamadı. Konferans öncesi yaşanan irili ufaklı darp olaylarına rağmen konferansımızı gerçekleştirmiştik. Konferans esnasında taciz maksatlı camiinin önüne gelen bir grup, slogan atmak ve kapıda nöbet bekleyen arkadaşlarımıza elindekileri fırlatmak suretiyle saldırmış ancak konferansı engelleyememişlerdi. Açıkçası bendeniz, o olaylarda “Allah onların kalplerine korku salar.” ayetinin vücud bulmuş hâlini gördüm, topluca “Allahuekber” diye bağırdığımızda kampüs çetelerinden en az beş kişinin nasıl arkasına bakmadan kaçtığını… Konferanstan sonra okulun iki ana kapısı olan A1 ve A4 kapılarından evlerimize giderken A4 kapısında toplanan kampüs çeteleri, yine tek başına kıstırdıkları arkadaşlarımızı darp etmekten geri durmadılar. Ve ertesi günlerde de tek başına kıstırmak suretiyle darp olayları devam etti, okulun merkezindeki fakültelerde okuyan arkadaşlarımız can güvenlikleri olmadığı sebebiyle derslerine, bazen de vizelerine giremediler. ODTÜ Rektörlüğü’ne yapılan şikayetler ise tahmin edilebileceği üzere sonuçsuz kaldı. Bir de, kampüs çetelerinin yayın organı dediği paçavralarda ertesi gün haberi şu başlıkla yer aldı: “ODTÜ’de cihatçı çetelerin etkinliğine ilerici öğrenciler müdahale etti!” Haberde, konferansın gerçekleşmediğine, iptal edildiğine dair, komik cümleler de yer alıyordu.

Bu noktada, olaylara biraz ara verip ilerici-gerici ve İŞİD’çi retoriği üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. Aslında bunların defalarca yazıldığını ve artık bunlara kimsenin inanmadığının da farkındayım. Düşünsel bakımından ne kadar sığ sularda yüzdükleri ifadelerine ve afişlerine yansıyan kampüs çeteleri, bütün Müslüman öğrencileri İŞİD ile yaftalayarak tezvirat yapmaya çalışıyorlar. Bunlara kimse inanmadığı gibi kendileri de inanmıyorlar, ben bir tanesine bir gün, kimsenin olmadığı bir yerde “Siz de bizim İŞİD’çi olmadığımızı biliyorsunuz, neden bunu yapıyorsunuz?” diye sorduğumda “Sizin düşüncenizin hakim olmaması için bunu yapmak zorundayız.” cevabını vermişti. Türkiye’de İslam’a taalluk etmeyen hiçbir konu olmadığını onlar da biliyorlar ve bu durum onları bataklıkta çırpınmaya sürüklüyor. Bütün Ebu Cehillerin ortak özelliği bu değil midir zaten?  Sanırım bu konu için bu kadar açıklama yeterli.

Bahsettiğimiz konferanstan sonra okulda birçok İslamî faaliyet yürütüldü, irili ufaklı olaylar yaşandı ve bugüne kadar gelindi, 22 Aralık 2015 tarihine kadar daha doğrusu. Bu sene yaşanan olaylara yeni bir mescid inşaatı bahane edildi. ODTÜ Hazırlık binalarının bulunduğu yerde kazan dairesinden bozma çok ufak bir mescid mevcut ve hiçbir şekilde bütün öğrencilerin namazını eda etmesi için yeterli değil. ODTÜ’yü bilen bilir, yüzölçümü olarak çok büyüktür, herhangi bir hazırlık öğrencisinin namazını kılmak için en yakındaki kütüphane mescidine gidip, namazını eda etmesi epey bir vaktini alır ve bu da ders kaçırmasına sebep olur. Bu sebepten dolayı, rektörlüğün de izniyle hazırlık binalarının yakınlarındaki kullanılmayan binanın bir kısmının mescid olarak yeniden inşa edilmesi kararı alınmıştı, geçen sene. Ancak rektörlük, bu konuda da yavaştan, kasıt aranacak bir yavaşlıktan söz ediyorum, almayı seçmiş, okullarda inşaat faaliyetlerinin en uygun zamanı yaz ayları olmasına rağmen yazın mescid için tek tuğla dahi koymamıştı. Bu sene de Müslüman öğrencilerin ısrarı sonucunda inşaat başlamıştı, ta ki kampüs çetelerinin rektörlüğe yaptığı baskı neticesinde mescid inşaatı durdurulana kadar. Mescid inşaatı durdu ve bir yandan da okulda “Bu mescidde İŞİD propagandası yapılıyor, İŞİD’e adam yollanıyor.” tezviratı devam etti. Ne idüğü belirsiz bir kağıt parçası, okulda bulunmuş izlenimi verilerek piyasaya sürüldü ve haber yapıldı; ancak ahmakların inanabileceği haberler.

Son bir haftadır ODTÜ’de epey hareketli günler yaşanıyordu, bu olayların yaşanacağını bütün Müslüman öğrenciler kestirebiliyordu. Hazırlık mescidinde yer olmadığı için en yakındaki boş alan olan basketbol sahasında namazını eda eden öğrencilere sözlü tacizler başlamıştı. Üç gün önce, sabah namazına giden birkaç öğrenci darp edildi. Ve 22 Aralık günü, yine basketbol sahasında namaz kılan arkadaşlarımıza saldırıldı. Sosyal medyada da mevcut bulunan videolarda, kampüs çeteleri mensupları namazını eda etmekte olan Müslüman öğrencileri itmekten, seccadeleri tekmelemekten geri durmadığı da alenen görülüyor. Bu saldırıda bazı arkadaşlarımız hastanelik oldular ve hâlâ hastahanede tedavileri devam etmekte. Olaydan sonra, en yakındaki mescid olan kütüphane mescidine sığınan Müslüman öğrenciler, biraz zaman sonra kütüphane mescidinde toplanmış kampüs çeteleri mensuplarını gördüler. Bu esnada polise yüzlerce şikayet ulaşmasına rağmen rektör Ahmet Acar, polisin içeri girmesine izin vermeyerek okuldaki Müslüman öğrencilerin can güvenliğini her zaman olduğu gibi tehlikeye atmıştır. Olay yerine gelen rektör Ahmet Acar, kampüs çetelerine yine neler vaat ettiği bilinmeyen bir şekilde onları mescidin çevresinden uzaklaştırmıştır. 22 Aralık’ta ODTÜ’de yaşananlar da aşağı yukarı bu şekildedir.

ODTÜ’DEKİ TERÖRİST GRUPLARIN YAPISI

ODTÜ hakkında yanlış bilinen ilk şey, okuldaki bütün öğrencilerin terörist veya terörizme eğilimli sanılmasıdır, ki aklı başında bir insan bunun çok komik bir ifade olduğunu bilir; çünkü ODTÜ’de yanılmıyorsam 27000 civarında öğrenci öğrenim görmektedir. ODTÜ’de Müslüman öğrenci nüfusu tahmin edilemeyeceği kadar fazladır. Resmen ibadet edilmesin diye okulun en ucuna yapılan iki katlı camii her Cuma namazında ağzına kadar dolmakta ve camiinin yetmemesinden dolayı dışarıya hasırlar serilmektedir. Buna karşın, kampüs çetelerinde devamlı aynı öğrenciler tezviratı yürütmekte ve Müslüman öğrencilere saldırmaktadır, bu da sayılarının aslında sanıldığı kadar yüksek olmadığını; ancak böyle görünmenin işlerine geldiğini göstermektedir. İkinci bir husus da eylemlerde Müslüman öğrencilerin karşısında gördüğümüz insanları bizden öncekilerin de gördüğüdür. Mesela elebaşlarından biri, 15 senedir ODTÜ’de öğrenci olarak okumaktadır. Yani bu, ODTÜ’nün parayla beslenen ajan provokatörler cehennemi olduğunun da bir kanıtıdır. Bu ajan provokatörler, canları istediği zaman camii taşlayabilmektedir. Nedeni ise, hiçbir disiplin cezası uygulamayan, aksine bu kampüs çetelerine okulda “kulüp faaliyeti” adı altında yer ve maddi destek temin eden okul rektörlüğüdür.

Bugün 23 Aralık, ODTÜ’lü Müslümanlar fakültelerine gittiğinde nelerle karşılaşacağını biliyorlar ve buna rağmen kaba kuvvete başvurmuyorlar. Sosyal medyada “Sizin eliniz kolunuz yok mu? Siz de toplanın, dövün onları!” tarzı cümleler görüyorum. ODTÜ’lü Müslümanlar, üniversiteleri  80 karanlığına döndürmek isteyenlere fırsat vermeyecektir; ancak bunu yaparken de hiçbir faaliyetinden geri kalmayacaktır. İş bu yazı da, ODTÜ’de neler olduğundan asıl haberdar olması gerekenler için yazılmıştır. Duyrulur!




Kaynak: kulturgundemi.com

Bu haber 2233 defa okunmuştur.

YORUMLAR

 İlk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI